Makedonya Türkler

Makale

Makedonya Cumhuriyeti, Sırbistan, Arnavutluk, Yunanistan ve Bulgaris­tan arasında yer alan ve denize ulaşımı olmayan bir devlettir. Vardar adı veri­len vadinin iki yakasına uzanır. Nüfusunun % 60'ı şehirlerde yaşayan Make­donya, 1991'e kadar Yugoslavya'ya bağlı özerk bir cumhuriyet statüsü taşı­maktaydı. Bu tarihten itibaren bağımsız bir ülke olarak varlığını sürdürmekte­dir....

I) Makedonya'nın Kısa Tarihçesi

Makedonya Cumhuriyeti, Sırbistan, Arnavutluk, Yunanistan ve Bulgaris­tan arasında yer alan ve denize ulaşımı olmayan bir devlettir. Vardar adı veri­len vadinin iki yakasına uzanır. Nüfusunun % 60'ı şehirlerde yaşayan Make­donya, 1991'e kadar Yugoslavya'ya bağlı özerk bir cumhuriyet statüsü taşı­maktaydı. Bu tarihten itibaren bağımsız bir ülke olarak varlığını sürdürmekte­dir. Ancak, bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra Yunanistan'ın karşı çıkması yüzünden adının BM tarafından tescil edilmesi 3 yıl zaman aldı. Bu sorun 17 yıl aradan geçmesine rağmen NATO üyeliği konusunda geçen aylarda Make­donya'nın önüne büyük bir sorun olarak geldi ve NATO'ya üyeliği Yunanis­tan tarafından veto edildi. Aslında Makedonya denilen coğrafya, günümüzde üzerinde bağımsız Makedonya Cumhuriyeti'nin kurulu bulunduğu coğrafya ile sınırlı değildir. Bugün Yunanistan'ın kuzey kısmında Makedonya bölgesi mevcuttur. Tarihteki Makedonya topraklarının 34.177 km_'lik parçası bugün Yunanistan sınırları içindedir. Bu topraklarda yoğun bir Makedon nüfus yaşa­maktadır. Batı Trakya Türklerinin sorunlarının aynılarını onlar orada yaşa­maktadırlar.

Makedonyalılar ile Yunanlıların aynı kökten geldiği, genelde kabul edi­len görüş olmakla birlikte; bazı tarihçiler Makedonların, Bulgarlarla ırkî bağı olduğunu kaydetmektedirler. Makedonya'da bilinen ilk hâkimiyeti M.Ö. 725'de Argead Hanedanından Birinci Perdikas kurdu. Böylece Makedonya Krallığı'nın temelini atan bu hanedanın, Yunan asıllı olmadığı söylenmektedir. Bölge, M.Ö. 513'ten MÖ. 479_a kadar Persler'in işgalinde kaldı. M.Ö. İkinci Filip'in kral olmasıyla Makedonya güçlenmeye başladı. İkinci Filip'ten sonra, 334-323 yılları arasında Makedonya Kralı olan Büyük İskender zamanında ül­ke sınırlarına Yunanistan, Anadolu, İran, Suriye ve Mısır katıldı. Roma İmpa-ratorluğu'na M.Ö. 168'de yenilen Makedonya, bu imparatorluğun hâkimiyeti­ne girdi. Roma egemenliğinden sonra Miladî 9. asrın ilk yarısında Slav istila­sına uğradı. Bunu Bulgar istilası takip etti. 1014'de Bizans tarafından yıkılan

Bulgar İmparatorluğu ile birlikte Makedonya da Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. Bu durum, Müslüman Türkler Balkanlar'a gelinceye ka­dar devam etti. Makedonlar, 867-1057 yılları arasında Bizans Devleti'ne sekiz imparator ve iki imparatoriçe verdi. Dördüncü Haçlı Seferi sırasında, 1204­1224 yılları arasında Makedonya'da Latin Krallığı kuruldu. Fakat ülke 1230'da Bulgarların, 1280_de de Sırpların egemenliğine geçti.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2675 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 629
Asya 98 1056
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1367 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 599
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 181
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil. Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre g...;

Çin yaklaşık olarak on yıldır Afrika kıtasındaki en büyük yatırımcı sıfatına haiz. Ayrıca Çin Gümrük Genel İdaresinin açıkladığı rakamlara göre Çin ve Afrika kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi bir önceki yıla göre %35,3’lük bir artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır.;

Çin’in “Orta Krallık” konseptini bırakarak Mavi Su Donanması’na geçiş yapmasıyla birlikte artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün bir fonksiyonu olarak coğrafya telakkisinde de açık şekilde bir değişim gözlemlenmektedir. ;

2010-2016 döneminde Suudi Arabistan, İran’ın artan bölgesel etkinliğinin önüne geçmek amacıyla, dengeleme stratejisini benimsedi ve diğer bölgesel güçler olan Mısır ve Türkiye ile ittifak ilişkisi tesis etti. ;

Güneydoğu Asya’dan Avustralya hattına uzanan kara coğrafyasına yakınlığı ve Pasifik Okyanusu’nun ortalarında yer alan coğrafi konumu ülkeye jeopolitik değer katıyor. Ülkeyi kontrolü altında tutmayı başaran küresel aktör, Pasifik coğrafyasını kontrol etme noktasında rakiplerine karşı avantaj kazanıyo...;

Doğu Akdeniz’de son dönemde Yunanistan ile yaşadığımız krizde bölgedeki olası hidrokarbon temelli enerji kaynakları ön plana çıkmıştır. Oysa Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) düzenlemeleri canlı ve cansız tüm doğal kaynakları içermektedir. ;

Yeni Tip Denizaltı Projesi (YTDP) kapsamında üretilecek olan altı adet Reis sınıfı denizaltılardan ilki TCG Piri Reis S-330 denizaltısı 22 Aralık 2019 tarihinde havuza çekildi. Aynı törende projenin 5’inci denizaltısı olan TCG Seydi Ali Reis’in de ilk kaynağı yapıldı. ;

Türkçe kökenli “Balkan” kelimesi 19. yüzyıldan beri kullanılan ve “dağlık bölge” anlamında bir kavram olup, batısında Adriyatik Denizi, doğusunda Karadeniz ve Rusya Federasyonu, güneyde Ege Denizi ile Türkiye’nin kuzeybatı sınırlarından Avrupa’ya doğru uzanan ve Tuna ile Sava nehirleri ile sınırlana...;

4. İslam Dünyası İstanbul Ödülleri Töreni

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

10. Balkan İletişim Ağı Konferansı

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

9. Uluslararası Balkan Forumu

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Dürzi kelimesi, Şeyh Muhammed bin İsmail Neştekin Derezî’ye istinaden ortaya atılmış bir kelimedir. Dürzilik, Davetü’t-Tevhid, Benû Marûf, Âl-i Marûf, el Muvahhidûn, el-Muvahhidûn ed-Durûz ve el-Hâkimiyye olarak da isimlendirilmiştir.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.