Türkiye Kızılay Derneği

Makale

Türk Kızüayı, 11 Haziran 1868 tarihinde, dönemin Genel Kurmay Baş­kanı Ömer Paşa'nın başkanlığında toplanan 66 üyenin oluşturduğu konseyde alınan karar çerçevesinde, yaralı ve hasta askerlere destek vermek amacıyla kurulmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilan edilmesini müteakip toplanan ilk genel kurul toplantısında Derneğin adı "Turkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti " olarak düzenlenmiştir....

Türk Kızüayı, 11 Haziran 1868 tarihinde, dönemin Genel Kurmay Baş­kanı Ömer Paşa'nın başkanlığında toplanan 66 üyenin oluşturduğu konseyde alınan karar çerçevesinde, yaralı ve hasta askerlere destek vermek amacıyla kurulmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilan edilmesini müteakip toplanan ilk genel kurul toplantısında Derneğin adı "Turkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti " olarak düzenlenmiştir. Şu anki adı "Türkiye Kızılay Derneği" bü­yük önder Atatürk tarafından verilmiş olup, 28 Nisan 1935 tarihinde düzenle­nen Genel Kurul toplantısında oybirliğiyle kabul edilmiştir. Bugün, Uluslara­rası Kızılhaç/Kızılay Hareketinin bir unsuru ve ulusal Dernek olarak, 4.000 profesyonel çalışanı, 150.000 aktif üyesi, 2 milyondan fazla gönüllüsü ile ül­ke çapındaki 652 şubesi ve Genel Merkez teşkilatıyla birlikte insanlığa hizmet etmektedir.

İnsanlığın gücünü harekete geçirerek savunmasız insanların yaşam stan­dartlarını geliştirmeye çalışmayı kendine misyon edinen Türk Kızılayı, gönül­lük esasına göre çalışan bir yardım örgütü olarak, Türkiye'nin büyük hayır ku­ruluşudur. Yüklenmiş olduğu bu misyon Türk Kızılayı'na, günden güne gide­rek çoğalan afetlerle yeniden şekillenmeye başlayan dünyamızda zarar göre-bilirliğin kalkındırılması adına çaba göstermek ve faaliyetlerini bu doğrultuda sürdürmek sorumluluğu vermiştir.

Türk Kızılayı, diğer 185 ulusal Dernekler gibi, sınırları içerisinde mey­dana gelebilecek afetlere müdahalede ilkin ve öncelikli sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşlarına, insani yardım alanı çerçevesinde imkânları dâhilinde, afete müdahale, acil yardım, sağlık ve sosyal programlar başlıkları altında des­tek olmakla mükelleftir. Bununla birlikte diğer ulusal Dernekler gibi Türk Kı­zılayı da, insani değerlerin yaygınlaştırılması ve öneminin artırılması amacıy­la savunmasız insanlar adına konuşur ve bu bağlamda elinden gelen tüm çaba­yı gösterir. Savaş zamanlarında ise, 1949 tarihli Cenevre Konvansiyonları'nın kendine vermiş olduğu haklar ve yüklemiş olduğu sorumluluklar kapsamında Türk Kızılayı, savaştan etkilenen sivil halka yardım ederken aynı zamanda da, askeri sağlık hizmetlerine destek verir.

Yirminci Yüzyılın başlangıcından bu yana, başta deprem olmak, ülke­mizde meydana gelen doğal afetler neticesinde yaklaşık 96.000 kişi hayatını kaybetmiş ve 210.000 kişi yaralanmıştır. Yüzyılın afeti olarak adlandırılan 1999 Marmara Depremi, afetzedelerin yaralarını sarmaktan daha önemli olan afetin zararlarını azaltmayı hedefleyen politikaların üretilmesi ve faaliyetlerin icra edilmesinin daha etkin ve verimli olacağı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. İn­sani yardım alanında ulusal düzeyde, çok önemli bir yere sahip olan bir kuru­luş olarak Türk Kızılayı da, bu gerçeğin bilincinde, kendi rolünü ve sorumlu­luğunu yeniden yapılandırma ihtiyacını duymuş ve hedeflerinden birisi olarak halkın bilinçlendirilmesi konusunda da katkı sağlamayı amaçlayan yeni Afet Yönetim Stratejisini oluşturmuş ve kabul etmiştir.

Türk Kızılayı'nın kabul etmiş olduğu yeni Afet Yönetim Stratejisi, sade­ce afetlerden etkilenmiş topluluğa insani yardım ulaştırmaktan ziyade, afetle­rin zararlarını azalmak için afet öncesi gönüllü toplum katılımının artırmayı desteklemek ve organize etmek, toplumu afetler konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek, afetlere karşı toplumu hazır hale getirmek ve yine kendisinin hazırlamış olduğu "Strateji 2015" de madde madde belirtildiği üzere, etkin bir afet müdahalesi için afete hazırlılık ve planlama çalışmalarını güçlendirmek, amaçlanmıştır.

Söz konusu Afet Yönetim Stratejisi'nin en temel elementlerini, afete mü­dahale faaliyetlerinin ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile yakın işbirliği ve ko­ordinasyon içerisinde etkin olarak yönetilebilmesi için yeni bir Afet Yönetim Merkezi'nin kurulması, meydan gelebilecek afetlere müdahaleyi daha hızlı ve etkin kılmak amacıyla ülke genelinde Bölgesel ve Yerel Afet Müdahale ve Lo­jistik Merkezlerinin oluşturulması, Deprem Araştırma Merkezi ve İnsani Yar­dımlar için Bilgi Yönetimi Sistemi kurulması, Afet Hazırlılık ve Planlama fa­aliyetlerinin etkin olarak uygulamaya geçirilebilmesi, etkin bir afet yönetimi sisteminin önemli bir parçası olarak, karar alıcıların hızlı ve doğru karar alma­larına katkı sağlamak amacıyla ihtiyaç duyulan doğru bilginin, doğru zaman­da, doğru formatta, doğru kişilere ulaştırılmasının sağlanması, oluşturmakta­dır.

Yeni Afet Yönetim Stratejisi kapsamında, toplumum yıkıcı afetler karşı­sında direncini artırmak ve doğal afetler, toplu nüfus hareketleri ve savaşlar gi­bi acil durumlara maruz kalabilecek insanların acılarını dindirmek amacıyla, Türk Kızılayı bölgesel ve yerel kapasiteyi güçlendirmek ve aşağıda belirtilen teşkilatlandırmayı ve alt yapıyı hayata geçirmek konusunda karar almıştır.

Türkiye Kızılay Derneği 107

  • Tüm haberleşme imkânlarıyla donatılmış bir Afet Operasyon Merkezi (AFOM),
  • 7 Bölgesel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi,
  • 21 Yerel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi,
  • Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemi,
  • Deprem Araştırma Merkezi ve İnsani Yardımlar İçin Bilgi Yönetim Sis­temi,
  • Afet Haberleşme Sistemi,
  • Çadır Üretim Merkezi.

2001 yılında, Türk Kızılayı, ülke genelindeki tüm teşkilatı ve diğer ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde afetlere etkin, hızlı ve doğ­ru bir yöntemle müdahale edebilmek amacıyla bir Afet Operasyon Merkezi kurmuştur. Yeni kurulan bu yapının ana görev ve sorumluluğu araştırma yap­mak, planlama ve hazırlılık çalışmalarını yürütmek, afetlere müdahalede bu­lunmak ve afet öncesi, sırası ve sonrasında lojistik destek sağlamaktır.

Yerel, bölgesel ve ulusal seviyedeki teşkilatlanmasıyla, Türk Kızılayı, 2004 yılında, yerelden merkeze doğru (adem-i merkeziyet) bir afet müdahale yaklaşımı benimsemiş ve uygulamaya koyabilmiştir. Bu doğrultuda, Türk Kı­zılayı, etkin ve verimli bir afet müdahale yaklaşımını uygulamaya koyabilmek amacıyla yerel ve bölgesel seviyedeki afet müdahale yapılanmasını her daim iyi işler durumda tutmuştur. Yeni yaklaşama göre, Türk Kızılayı, ülkenin risk haritalarına göre afet risklerinin boyutlarını göz önünde bulundurarak bazı şu­belerini, afetlere öncelikli müdahale edebilecek şekilde Yerel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi olarak yapılandırmıştrr. Afetin boyutu ve sonucunun Ye­rel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezlerin kapasitesini aşması durumunda ise öncelikli olarak bölgesel sevide ve gerekirse ulusal seviyede müdahale gerçek­leştirilecektir.

Adem-i Merkeziyet yaklaşımıyla ülke genelinde yapılandırması tekrar düzenleyen Türk Kızılayı, gelinen aşama itibariyle, 7 Bölgesel 21 Yerel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi sayesinde her hangi bir afet durumda toplam 250.000 kişiye acil barınma ve iaşe verebilecek bir kapasiteye sahiptir.

Yeniden yapılandırma sürecinin halen devam ettiği bir ortamda, yeni Afet Yönetimi Stratejisi kapsamında, yardım malzemelerinin standardizasyonu, Kurumsal Kaynak Planlama, profesyonel personelin eğitimi, toplum bazlı eği­tim programları, psikososyal programlar, ulusal ve uluslararası eğitim çalış­maları devam etmektedir. Bunlara ek olarak, stratejik planlama süreçleri baş­latılmış ve gönüllü artırım sistemi ve şubelerin kalkındırılması projeleri bu sü­rece dahil edilmiştir.

Kızılay bir ulusal dernek olmasına rağmen, insan acısını dünyanın nere­sinde olursa olsun dindirmek için çaba göstermektedir. Bu yüzden, Kızılay'ı dünyanın herhangi bir yerinde insanlara yardım ederken görebilirsiniz.

Bir ulusal Dernek olarak, gücü ve kaynağını toplumdan alan Türk Kızı­layı, dünya genelinde şu ana kadar toplam 64 ülkeye müdahale, iyileştirme ve yeniden yapılandırma süreçlerinde yardımda bulunmuştur. Daha da önemlisi, Türk Kızılayı, afete maruz kalmış ülkenin ulusal derneğinin kapasitesini geliş­tirmek adına, gerçekleştirmiş olduğu uzun dönemli yeniden inşa projeleri sa­yesinde 140 yıllık bir deneyimin vermiş olduğu tecrübe ve bilgi birikimini paylaşma imkânı bulmuştur.

Uluslararası Kızılhaç/Kızılay Hareketi'nin önemli bir parçası olan Türk Kızılayı, Amerika'dan Endonezya'ya, Afganistan'dan Çad'a kadar dünyanın her neresinde olursa olsun yardıma muhtaç ihtiyaç sahiplerine, doğrudan ya da etkilenen ülkenin ulusal derneği vasıtasıyla, onların milliyetine, ırkına, rengi­ne ve dinine bakılmaksızın, ayni ve nakdi yardımlarda bulunmuştur.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2701 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 636
Asya 98 1074
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 287
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1376 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 604
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2043 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2043

Çalışma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki sahalarındaki hak ve menfaatleri, deniz dibi kaynaklarına erişim ve enerji arz güvenliği konularında atması gereken adımlar incelenmiştir.;

1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra Amerikan hegemonyasının zirve dönemi başlamıştı. Amerikan kibrinin doruk noktası, tüm Orta Doğu'yu yeniden inşa edebilmeyi umduğu 2003 yılındaki Irak'ın işgaliydi. Bu dönemdeki tek kutupluluk derecesi tarihte nadirdir. ;

Bu tarihî ve güzel şehir İstanbul, uzun zamandır Batı ile Doğu'yu birbirine bağlayan köprü olarak bilinir ve umarım bu etkinlik, müreffeh ve gelişmiş bir bölgeye ulaşmak için İstanbul Boğazı'nın iki tarafını daha iyi anlamaya yardımcı olur.;

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Yeni Dengeler, Yeni Roller, Yeni İttifaklar“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak ...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu “Geleceğin Güvenlik Ekosistemi ve Stratejik Dönüşüm için Ortaklık“ ana teması altında TASAM Afrika Enstitüsü ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapıl...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Post-Güvenlik, Dijital Devrim, Döngüsel Ekonomi ve Siber Ekosistem” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği ...;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03-04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham...;

Güvenlik ihtiyacı; temel insan haklarından biridir ve yalnızca çok yönlü kaynaklara ve tehdit biçimlerine karşı korunmayı değil, aynı zamanda tüm tebaa için tek bir devlette yaşama araçlarının mevcudiyetini de içermektedir. ;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.