Bat(a)mayacak kadar büyük olmak

Yorum

Ekonomide “bat(a)mayacak kadar büyük” diye bir kavram vardır. Şirket, banka veya devlet gibi çöküşüyle etkisinin ülkesel, bölgesel veya küresel büyüklükte bir kapsama alanına sahip olan piyasa aktörlerini tanımlamak için kullanılır. Bu yapılar dominonun en başında veya önlerinde yer alıp piyasayı yönlendiren, domine eden oyunculardır....

“TL o dönemde dandik bir paraydı...“

Durmuş Yılmaz MB( E) Başkanı

Ekonomide “bat(a)mayacak kadar büyük“ diye bir kavram vardır. Şirket, banka veya devlet gibi çöküşüyle etkisinin ülkesel, bölgesel veya küresel büyüklükte bir kapsama alanına sahip olan piyasa aktörlerini tanımlamak için kullanılır. Bu yapılar dominonun en başında veya önlerinde yer alıp piyasayı yönlendiren, domine eden oyunculardır.

Yapı ne kadar büyükse yıkılışı da o denli zor ama gerçekleştiğinde etkisi o kadar güçlü ve sarsıcı olur. Batan geminin büyüklüğüyle ortaya çıkacak girdabın büyüklüğü doğru orantılıdır.

Örneğin 2008 küresel mali krizinde ABD dünyanın en büyük paradan para kazanıcıları arasında yer alan Lehman Brothers’ın batışına göz yumdu. Yahudi asıllı Alman bir aileden gelen Emmanuel, Mayer ve Henry Lehman kardeşler tarafından 1850 yılında kurulan yatırım bankası 613 Milyar dolar borcu ile ABD tarihinin en büyük banka iflasını başarıp (!) 20.000 çalışanını da işsiz bırakarak tarihin bankalar çöplüğündeki imtiyazlı (!) yerini almıştı. [*] Çöküşün çıkardığı girdap diğerlerini çekmeye başlayınca hemen destek paketleri açıklandı. Lehman Brothers’ı gözden çıkaran ABD reel ekonomisinin en büyüklerinden olan General Motors’u Kanada devleti ile birlikte 40 milyar dolar verip fonladı.

...

Şimdilerde “ABD merkezli ya da onun lokomotiflik yaptığı küresel finansal sistem bitiyor mu?“, “ABD batıyor mu?“ gibi sorular sıkça sorulur oldu.

Hemen söyleyeyim; ABD batmayacak çünkü batamayacak kadar büyük. En azından önümüzdeki 30 yıl bu mümkün değil.

Şu anda rezerv parası (1944’teki Bretton Woods’tan beri hormonlu) USD ile Dünyanın ağır aksak da olsa lokomotifi. Katarı çeken lokomotif durursa vagonlar da duracaktır. ABD örtülü olarak dünyayı tehdit ediyor; “Ben batarsam siz de (bütün dünya) benimle birlikte batarsınız“. O yüzden ürettiğinden kat be kat fazlasını tüketen bu ülke dünyaya “siz vagonlar beni itekleyerek yola devam etmemi sağlayacaksınız“ diyor. Küresel finansal krizde (2008) Çin, ABD’nin bu tehdidini mecburen satın aldı. Çin’in kasası onların hazine kağıtları ile tıka basa doldu. Aksi takdirde Titanik’e benzeyen ABD battığında kendisine en yakın büyüklükteki “Çin Gemisi“ dahil olmak üzere çevresindeki irili ufaklı bütün gemileri de batışıyla ortaya çıkacak devasa girdabına çekip çökecek ve çökertecekti.

...

Bırakalım şimdi Amerika’yı. Ülkemize dönüp işimize bakalım.

İri ülke ile büyük ülke olmak arasındaki en temel fark hantallıktır. Dinamik ve pro-aktif olamayan büyük, hantal ve iridir.

Ülkemize yönelen düşmanlıklar için en büyük caydırıcılık batırıl(a)mayacak kadar büyük ve çevreyle entegreolmaktır.

Dokunulmazlık istiyorsanız her alanda çok yönlü (köklü - yatay - dikey) ve hormonsuz büyümeniz gerekir. O kadar büyür ve öyle ilişkiler öyle ekonomik ve sosyal bağlar kurarsınız ki, ülkenizde yaşanacak istikrarsızlık, bağlantılı ülkeleri de girdabına sokacak aşamaya gelir. Sizi hapşırtan ekonomik ve sosyal virüsler diğerlerini nezle yapar. Ekonominizin çarkları yavaşlarsa çevrenizdeki çarklar durma noktasına gelecektir.

En belirgin dokunulmazlık zırhı demokratik bir yapıya sahip olmaktır. Çünkü demokrasi her türlü sosyoekonomik zehirlenmenin panzehirini üretebilen bir sistemdir. Türkiye demokratikleştikçe bat(a)mayacak kadar büyük niteliğine biraz daha yaklaşır.

Fatih Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmaya göre Yunanistan, İran, Gürcistan, Irak, Ermenistan, Suriye ve Bulgaristan'da yaşayan aydınlar, ülkemizin demokratikleşmesini kendi ülkeleri açısından da önemli sayıp savaşta sığınılacak ilk ülke olarak Türkiye’yi gösteriyorlar. Bu durum ülkemize olan güvenin bölgemizde yükseldiğini ortaya koyuyor.

Bölgesel güç olduğunuzu sizin dile getirmenizin reel politik karşılığı yoktur. Yukarıda bağlantısını verdiğim çalışmadaki gibi bunu başkalarının dillendirmesi anlamlıdır.

Vizelerin birçok ülke ile karşılıklı kaldırılması yeni bir insan ve ticaret rejiminin oturmasını sağlayarak bölgesel ekonomik entegrasyonu üst düzeylere çekmekte, öteki olgusundan beslenen düşmanlıkları törpülemektedir. Sosyal yapılar dönüşür ve gelişirken kaçınılmaz olarak çevresini de dönüştürür ve geliştirirler. Türkiye sosyoekonomik ve sosyokültürel olarak gelişirken çevresini de dönüştürüyor.

Merkez Bankası (E) Başkanı Durmuş Yılmaz’ın deyimiyle TL bir zamanlar “dandik para“ idi. Eski Başkan Yılmaz “Parayı enflasyona yedirmezsek, Körfez, Kuzey Afrika başta olmak üzere bölge ülkeleri ticarette paramızı kullanacak“ diyor. Yani Türk Lirası “bölgesel rezerv para“ olma yolunda. İstikrar sürer, güven artar ve kazanımların üzerine yenileri eklenirse neden olmasın?

Her türlü sosyoekonomik zehirlenmenin panzehirini üretebilen demokrasimiz varsa neden olmasın?

ihsantoy@tasam.org

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.