4. Uluslararası Balkan Forumu Edirne Deklarasyonu

TASAM Kurumsal

Edirne Valiliği, Yunus Emre Enstitüsü ve Trakya Kalkınma Ajansı iş birliği ile Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından düzenlenen Forumda “Kültür Diplomasisi” ana teması üzerine odaklanılmıştır. Toplantı’ya; Balkan ülkeleri, ABD, Avrupa ülkeleri ve Avrupa Komisyonu’ndan, siyasi şahıslar, diplomatik misyon temsilcileri, akademisyenler ve medya temsilcileri katılmışlardır....

1 –“4. Uluslararası Balkan Forumu“ 28-30 Nisan 2011 tarihleri arasında Edirne’de dostane ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Edirne Valiliği, Yunus Emre Enstitüsü ve Trakya Kalkınma Ajansı iş birliği ile Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından düzenlenen Forumda “Kültür Diplomasisi“ ana teması üzerine odaklanılmıştır. Toplantı’ya; Balkan ülkeleri, ABD, Avrupa ülkeleri ve Avrupa Komisyonu’ndan, siyasi şahıslar, diplomatik misyon temsilcileri, akademisyenler ve medya temsilcileri katılmışlardır. Forum çalışmalarında Kültür Diplomasisi, tüm bileşenleri ile etraflıca irdelenmiştir.

2-Forum’da; “Balkanlar’da Bir arada Yaşama Kültürü: Kimlik Çatışmasından Kültürel Entegrasyona“; “Avrupa Birliği Sürecinde Balkanlar’da Kültürel Mirasın Korunması ve Kültürel Haklar“; “Balkanlar’da Sivil Toplumun Gelişmesi ve Ortak Projeler“; “Balkanlar’da İnanç ve Din: Karşılıklı Hoşgörü ve Anlayış İçin İşbirliği“; Balkanlar’da Çoğulcu Toplumun Oluşmasında Bir Belirleyici Olarak Kimlik ve Kimlik Politikaları“ ve “Balkanlar’da Demokrasi Arayışı ve Medya“ oturumları altında ilgili konular ele alınmış ve söz konusu ülkeler ve kurumlar arasında iş birliği gerçekleştirilebilecek alanlara dair görüş teatisinde bulunulmuştur.

3- Forumda, günümüz dünyasında kültür diplomasisine giderek artan bir ihtiyaç duyulduğu vurgulanmış; küresel toplumun gün geçtikçe çok kültürlü bir hale geldiği dünyada kültürler arası etkileşim ve öğrenme süreçlerinin hayati olduğu dile getirilmiştir. Dünyadaki pek çok farklı kültürün hepsini öğrenmenin mümkün olmadığına değinilirken, kültürlerarası diyalogu, işbirliğini ve anlayışı besleyecek teknikleri benimsemenin ve geliştirmenin mümkün olduğu hususunda görüş birliğine varılmıştır.

4- Bu tekniklerin araştırılması, öğretilmesi ve tanıtılması için çalışmalar yapılması üzerinde birleşilmiştir. Kültür diplomasisinin tarihini, yöntemlerini, teorisini ve uygulamasını çalışarak, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde görülen kültürlerarası zorluklar karşısında daha hazırlıklı olunabileceği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 4. Uluslararası Balkan Forumu hem katılımcılar hem de kültür diplomasisinin önemini daha iyi anlamaya acil ihtiyaç duyan küresel toplum için faydalı olacak bir tecrübe olmuştur.

5- Kültür Diplomasisi iki aşamalı bir süreçtir: Bir yandan diplomatik iletişim ağları olguların, fikirlerin ve ülkelerin kültür değerlerinin daha hızlı değişimini ve tanıtımını sağlarken; öte yandan kültürün kendisi, ülkelerin siyasi, stratejik, ekonomik ve diğer düzeylerdeki çıkarlarının gerçekleştirilmesine de imkân vermektedir. Bu açıdan, uzun bir süre boyunca, Balkanlar’da, özellikle azınlık ve çoğunluk arasında hâkim olan çatışmaların yerini, bölge halkları ve kültürleri arasında karşılıklı anlayış ve empatiye bırakmasını sağlayacak etmenlerden biri olan kültür diplomasisinin bölgesel düzeyde geliştirilmesinin önemi büyüktür.

6- Bu bağlamda, Balkan ülkeleri arasında kültür diplomasisi çerçevesinde bölgesel bir işbirliğinin ve ortak hedeflerin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada, kültürel mirasın ortak değerleri bölgesel işbirliğine giden yolda yapıcı unsurlar olarak öne çıkmaktadır: Kültürel miras farklı kültürler arasındaki köprüdür; geçmiş, günümüz ve gelecek arasındaki bağın kaynağını teşkil eder ve kültürlerarası diyalogun güçlendirilmesi için bir araçtır.

7- Kültürel mirasın parçası olan dil ve din de Balkanlar’da bir arada yaşama kültürünün yerleştirilmesinde önemli rollere sahiptir. Gerek dil gerekse din geçmişte Balkanlar’da çatışmaların ortaya çıkmasında rol oynayan, farklı kimliklerin oluşmasında katalizör görevi gören kritik unsurlar olmuştur. Bugün ise, diyalogu başlatmada ve çoğulcu ve demokratik bir toplum oluşturmada önemli faktörler olarak öne çıkmaktadır. Farklı dilleri ve dini inançları kapsayan kültürel çeşitlilik Balkanlar’ı zenginleştirmekte, toplumun genel ve geçerli değerlerini ve kurallarını da koruyarak tüm halkların bir arada uyum içinde yaşaması için imkân sağlamaktadır.

8- Kültür diplomasisi farklı kültürler arasında diyalog kurulmasında ve değişik kültür çevrelerinden gelen halkların bir arada yaşamalarında rol oynayarak suça, aşırılığa ve radikalleşmeye bağlı güvenlik problemlerinin azalmasını sağlamada da büyük bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Böylelikle, ortak yaşamın geçerli norm ve değerler yapısının güvenliğini sağlamakta karşılaşılacak zorlukların aşılması kolaylaşacaktır.

9-Balkanlar’ın AB’ye entegrasyon sürecinde kültür diplomasisi Avrupa kültürel kimliğini inşa etmeye ve bu kimliğin kendine has özelliklerini korumaya hizmet edecek bir araç olarak da ön plana çıkmaktadır. Böyle bir koruma süreci farklı kültürel kimliklerin ve onların çeşitliliklerinin ve diğerlerinin değerlerine saygı göstermek gibi paylaşılan temellerin muhafazasını kolaylaştırmaktadır. Bu açıdan, Avrupa Birliği sürecinde çeşitliliğin korunması ve bir arada yaşama kültürünün teşvik edilmesi aşamalarında sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içerisinde ortak projeler üretmeleri ve bu doğrultuda bilinç oluşturmaları önem arz etmektedir.

10- Günümüz dünyasında küreselleşme süreçleri de kültürleri birçok açıdan etkilemektedir. Hiyerarşilerin giderek yok olması suretiyle yerini iletişim ağlarına bıraktığı bu yeni düzende, halkların kendi kültürlerini, dillerini ve kimliklerini koruyarak varlıklarını sürdürmeleri mümkün olmakla birlikte; yeni teknolojiler aracılığıyla ortaya çıkacak yeni fırsatlarla farklı kültürleri tanıma ve tanıtma olanağı uluslararası alanı dönüştürmekte ve hem Balkanlar’da hem de küresel düzeyde daha barışçı bir düzenin sağlanması umudunu arttırmaktadır.

11-İlk 10 maddede özetlenen stratejik konsept ve dünyadaki güç kavramının değişimine paralel olarak Balkan Ülkelerinde güçlü inisiyatiflere olan acil ihtiyaç hususunda fikir birliği oluşmuştur. Bu çerçevede 4. Uluslar arası Balkan Forumu ve sonuçlarının Balkan Ülkelerindeki tüm resmi ve sivil karar alıcıların aktif, proaktif inisiyatif alması için bir stratejik çağrı olduğu üzerine tam mutabakata varılmıştır.

30 Nisan 2011 Edirne

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2675 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 629
Asya 98 1056
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1367 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 599
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 181
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1290 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

“İnsani Müdahale” kavramı, bir uluslararası normdur ve 2005 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Kavram, Birleşmiş Milletler’in onayına bağlı doktriner bir dünya görüşü olarak uluslararası boyutta hukuki zemin bulmuştur, fakat hukukiliği olmasa da meşruiyeti, yan...;

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil. Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre g...;

Günümüzde terörizm, son yıllarda kaydettiği gelişim ve almış olduğu görünüm açısından uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Tarihsel açıdan terörizm, 19. yüzyılın sonlarında Batı dünyasında yaygın şekilde görülmesine karşın, 1970’li yılların başında terör çalışmaları sosy...;

Huriye Yıldırım Çınar, Afrika Enstitüsü’nün eş-direktörü olarak TASAM ailesine katıldı. TASAM Afrika Enstitüsü, Eş-Direktör Afrika Uzmanı Huriye YILDIRIM ÇINAR ile yeni bir sinerji ve yapılanma içinde olacak. Enstitü bünyesinde oluşturulacak yeni kurul ve çalışmalarla ilgili gelişmeler ve yoğun günd...;

Çin yaklaşık olarak on yıldır Afrika kıtasındaki en büyük yatırımcı sıfatına haiz. Ayrıca Çin Gümrük Genel İdaresinin açıkladığı rakamlara göre Çin ve Afrika kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi bir önceki yıla göre %35,3’lük bir artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır.;

Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit (KG) projesinin; Çin’in uzun vadeli “siyasi” hedefleri olduğu anlaşılan yatırım stratejisinin konjonktürel değişikliklerle birlikte giderek zemin kazanmasına karşı ve esas itibarıyla Batı Avrupa ve ABD’den oluşan G7 grubunun küresel vizyonuna temellenen “united” (bir...;

Çin’in “Orta Krallık” konseptini bırakarak Mavi Su Donanması’na geçiş yapmasıyla birlikte artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün bir fonksiyonu olarak coğrafya telakkisinde de açık şekilde bir değişim gözlemlenmektedir. ;

Çağımızın stratejik hammaddeleri olan Nadir Toprak Elementleri (NTE-Rare-Earths) günümüz teknolojisinin vazgeçilemez temel girdilerindendir. Bu ham maddeler olmadan ileri teknoloji ürünü olan araç ve vasıtaları üretmek mümkün değildir. ;

4. İslam Dünyası İstanbul Ödülleri Töreni

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya İslam Forumu Yetkin Kişiler Grubu Toplantısı 10

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2022 - 14 Haz 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...