10. Türk - Afrika Kongresi Dakar’da

Haber

“Afrika’da Ticaret, Yatırım ve Rekabet: Yeni Fırsatlar” ana teması ile 10. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi 20-21 Kasım 2015...

Afrika: “30 yıl önceki Çin, 20 yıl önceki Hindistan“

“Afrika’da Ticaret, Yatırım ve Rekabet: Yeni Fırsatlar“ ana teması ile 10. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi 20-21 Kasım 2015 tarihinde Dakar-Senegal’de TASAM Afrika Enstitüsü tarafından Senegal Hükümeti & Dışişleri Bakanlığı ve Batı Afrika Para ve Ekonomik Birliği işbirliği ile düzenlenecek.

Kongre’ye Senegal Dışişleri Bakanı Sayın Mankeur Ndiaye de katılacak.

Otoritelerce “30 yıl önceki Çin ve 20 yıl önceki Hindistan“a benzetilen Afrika son yıllardaki gelişim hızından ötürü “yükselen kıta“ olarak anılırken başarılı ekonomik performansı, yatırım akışı ve stratejik ortaklıkları gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak 21. yüzyılda önemli bir “rekabet alanı“ olarak öne çıkıyor. Böyle bir ortamda “Afrika’da Ticaret, Yatırım ve Rekabet: Yeni Fırsatlar“ ana teması altında icra edilecek 10. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi, sektörlerinde uzman geniş bir kitleyi buluşturacak ve Afrika’daki fırsatlar hakkında kapsamlı görüş alışverişine imkân tanıyacak bir platform olmayı hedefliyor.

Senegal Dışişleri Bakanı Mankeur Ndiaye'nin de katılacağı 10. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi’nde iki gün sürecek oturumlarda “Afrika’nın Ekonomik Görünümü“, “Afrika’da Ticaret“, “Afrika’nın Yatırım Haritası ve Sektörel Dağılım“, “Afrika’daki Rekabetin Görünümü“, “Türkiye - Afrika İlişkileri: Fırsatlar ve Beklentiler“ alt temalar ele alınacak.

Kongre’ye Ankara’da bulunan Afrika Ülkeleri Büyükelçileri, Afrika Birliği (AU), Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Topluluğu (UEOMA), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Afrika Birliği Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Konseyi (African Union ECOSOCC), Ortadoğu Barış ve Demokrasi Evi (MEP-House), Afrika Para Ajansı (WAMA), Güney Afrika Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (SAIIA), Tarım ve Kırsal Alan Araştırmaları Kurumu (IPAR), Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (RESTECH), Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Marmara Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-MAM), BM Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA), Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC), DKC ulusal Yatırım ve Teşvik Kurumu (ANAPI), Demokratik Kongo Cumhuriyeti Kalkınma Ajansı, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (ESRF), Afrika Birliği Afrika Diasporası Forumu (AUDAF), Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK), Kenya Serbest Üretim Bölgeleri Kurulu (EPZA), Afrika Birliği Yüksek Paneli (AUHIP), Afrika Teknoloji Politikası Araştırmaları Ağı (ATPS) gibi ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin yanı sıra şirket temsilcileri de katılacak.

Başkan Şensoy “Afrika Seçenek Değil Zorunluluk“
Kongre’yi düzenleyen TASAM’ın Başkanı Süleyman Şensoy yaptığı açıklamada TASAM Afrika Enstitüsü olarak bugüne kadar biri Sudan’ın başkenti Hartum’da (2012), biri Gana’nın başkenti Akra’da (2013) ve diğerleri İstanbul’da olmak üzere gerçekleştirdikleri Uluslararası Türk - Afrika Kongreleri ile Türkiye ve Afrika ülkeleri arasındaki işbirliği ile iletişimi artırırken, Kıta’da köklü ve kalıcı bir kurumsallaşmaya hizmet etmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Çok boyutlu Türk dış politikasına paralel olarak 1998 yılında “Afrika’ya Açılım Eylem Planı“nı başlatan Ülkemizin, insani ve kalkınma yardımları başta olmak üzere birçok projeye destek verdiğini söyleyen Başkan Şensoy, Afrika ülkelerinin Türkiye’yi kendileri açısından siyasi gündeme sahip olmayan samimi bir ülke olarak değerlendirdiklerini belirtti.

Başkan Şensoy sözlerini şöyle sürdürdü “Kapsamlı Afrika açılımı sayesinde dikkat çeken Türkiye Cumhuriyeti, bu zaman zarfında, Afrika kıtası ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini güçlendirmiş ve Afrika, Türkiye’nin küreselleşen dış politikasında önemli bir boyut kazanmıştır. Karşılıklı olarak diplomatik temsilciliklerin sayısındaki artış, yüksek düzeyli ziyaret trafiği, ulaşım sistemindeki gelişim, ticaret ve yatırımların olumlu seyri, ilişkilerde öne çıkan başlıca hususlardır. Afrika Birliği’nin stratejik ortağı ve Afrika Kalkınma Bankası üyesi Türkiye Cumhuriyeti, gelecek dönemde tesis edilen ilişkilerin olgunlaştırılmasını ve geliştirilmesini hedeflemektedir. Afrika ülke yönetimlerinin reformları yanı sıra bölgesel ekonomik topluluklar tarafından yürütülen çalışmalar da Kıta’nın gelişiminde belirleyici rol oynamaktadır. Bu topluluklar, daha büyük piyasalar oluşturup, teşvik politikaları uygulamakta ve detaylı sektörel yatırım raporları ile özel müteşebbislere yatırım çağrısı yapmaktadır. Özellikle COMESA, EAC, SADC ve ECOWAS gibi topluluklarca oluşturulan geniş ölçekli piyasalar, doğrudan yabancı yatırımları daha cazip hale getirmektedir. Afrika Kalkınma Bankası’nın oluşturduğu “Afrika50 Fonu“ ise 10 milyar dolarlık giriş sermayesi ile önümüzdeki dönemde altyapı yatırımları için toplamda 100 milyar dolarlık projelere finansman sağlayacaktır. Geçmişte daha çok hükümetlerinin teşvik yardımlarına bağlı olarak Afrika’da faaliyet gösteren yabancı yatırımcılar, bugün kendi kararlarını cesurca uygulayabilmektedir. Örneğin 2005’te Etiyopya’da tek Türk şirketi varken bugün 341 Türk şirketi faaliyet göstermektedir.“

Sonuç Raporu ve Kitap
10. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi sürecinde ortaya çıkan bilgileri, verileri ve değerlendirmeleri kalıcı hâle getirmek için birer Sonuç Raporu ve Kitap yayımlanacaktır. Yayınlar, önceki kongrelerde olduğu gibi ilgili kurum ve yetkililerle paylaşılıyor.
Detaylı bilgi için aşağıdaki link kullanılabilir:
http://bit.ly/1SwcB7j
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2633 ) Etkinlik ( 211 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...