Transpasifik'te Ekonomik NATO

Yorum

( TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un Demeci | 06.10.2015 | Anadolu Ajansı ) ...

( TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un Demeci | 06.10.2015 | Anadolu Ajansı )

Çin, Rusya ve Hindistan gibi demografik bakımdan güçlü ülkelerin küresel iş piyasasına katılmaları Batı dünyasında, özellikle Avrupa ülkelerinde işsizliğin artmasına, sermaye çevreleri ile diğer toplumsal kesimler arasındaki ayrışmanın derinleşmesine neden olmuştur. Önlem alınmaması hâlinde bu ayrışma ciddi sosyo-ekonomik ve siyasi problemlere neden olabilecek niteliktedir. Kalabalık nüfuslu ülkelerden gelen olumsuz etkilerin sınırlandırılması ve işsizlik gibi problemlerin çözümü için de Batı Avrupa, Amerika ve bazı Pasifik ülkeleri kendi aralarında işbirliği yapma ihtiyacı duymuşlardır. Temelde; "borç para borç" formülü içinde kaynak üretme kabiliyeti daralan Batı dünyası birincil müttefikleri ile birlikte Trans Atlantik ve Pasifik'te siyasi ekonomik ve Kısmen askerî bir entegrasyon sürecini geliştirmektedir. Tamamlandığında dünya ticaretinin % 73'ünü kontrol edecek bu yapının yeni küresel düzende belirleyici olması ve standartları değişime zorlaması kaçınılmazdır.

BRICS ülkelerinde ekonomik aktivitenin artması ile birlikte Avrupa ülkelerinde yerel ticaret grupları, daha korumacı bir gündem için baskıda bulunmaya başlamışlardır. AB’nin geleceği için ciddi tehditler içeren bu durum ise Avrupa’yı, Kuzey Amerika ve Pasifik ülkeleri ile var olan ilişkilerini daha da güçlendirme ve yeni işbirliği alanları oluşturma arayışına itmiştir.

AB ile ABD, Kanada ve Meksika arasında Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) şekillenirken, Avustralya, Malezya, Vietnam, Singapur, Yeni Zelanda, Şili gibi ülkelerle Kuzey Amerika ülkeleri arasında Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) kurulmuştur. Trans Pasifik ortaklığına katılan Ülkeler dünya ticaretinin % 40'nı kendi anlaşma çerçeveleri içinde kontrol edecek, Transatlantik TTIP tamamlandığında ise bu oran % 73'e çıkacaktır. Ekonomik NATO'nun trans pasifik blokunda yer almanın getirdiği tüm avantajları da kullanacaklardır. Bu anlaşma entegrasyonu ekonomik olduğu kadar siyasi ve güvenlik tercihlerini de belirlemektedir. 2012 yılında ASEAN ülkeleri öncülüğünde oluşturulan RCEP (Kapsamlı Bölgesel Ekonomik Ortaklık) gibi yeni oluşumları, ABD merkezli oluşturulan TTIP ve TPP’ye karşı birer tepki ve önlem olarak okumak mümkündür. Öte yandan en önemli bölgesel ekonomik ve siyasi örgütlenme projesi olarak AB’nin de Asya ve Latin Amerika ülkeleri ile serbest ticaret anlaşmaları sayısını hızla artırmakta olduğu gerçeği de not edilmelidir.

Gerek TPP gerekse TTIP - ve gerekse RCEP gibi yeni bölgesel örgütlenmeler; - sadece Türkiye’nin değil tüm Asya ülkelerinin ticari ve siyasi geleceklerini derinden etkileme kapasitesine sahip oluşumlardır. Bu bağlamda Çin ve Rusya kendi bölgelerindeki mevcut ekonomik ve ticari ortaklıkları güçlendirme ve yeni ortaklıklar inşa etme arayışına girmişlerdir. Ukrayna ve Suriye gibi çatışma alanlarında ticaret ve yatırım alanı paylaşım mücadelelerinin izini sürmek mümkündür. Türkiye ölçeğindeki ve daha küçük ülkeler açısından ise bu gelişmeler ciddi problemlere gebe yeni bir durumu işaret etmektedir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2650 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1041
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2005 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2005

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile TASAM BGC tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlâk Kodu” ana temasıyla 09-10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek;

Dünyanın en uzun (ülke çapında yaygın olmayan) iç savaşına sahne olan kapalı kutu Myanmar dünyada olduğu gibi ülkemizde de genellikle pek fazla bilinmeyen bir ülke. ;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl yedincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04-05 Kasım 2021 tarihinde DoubleTree by Hilton İstanb...;

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...