ABD Başkanı Obama'nın Afrika'ya 4. Ziyareti

Makale

ABD Başkanı Hussein Barack OBAMA’nın Afrika Kıtası’na yaptığı dördüncü ziyaret sırasında, 24-26 Temmuz tarihlerinde Kenya’yı, 27-28 Temmuz’da da Etiyopya’yı ziyaret etmiş ve 28 Temmuz’da Afrika Birliği’nde de bir konuşma yapmıştır....

ABD Başkanı Hussein Barack OBAMA’nın Afrika Kıtası’na yaptığı dördüncü ziyaret sırasında, 24-26 Temmuz tarihlerinde Kenya’yı, 27-28 Temmuz’da da Etiyopya’yı ziyaret etmiş ve 28 Temmuz’da Afrika Birliği’nde de bir konuşma yapmıştır.

Hatırlanacağı üzere, Obama, 2009’da, Başkanlığı’nın ilk döneminde, Mısır’ı, daha sonra aynı yıl sadece 24 saat süreli Gana’yı, 2013’te de Başkanlığı’nın ikinci döneminde, Senegal, Güney Afrika ve Tanzanya’yı ziyaret etmiştir.

ABD’nin ilk siyah Başkanı’nın Afrika’yı ihmal ettiği yönünde yapılan eleştiriler bulunmaktadır. Ancak, bunun doğru olmadığı, nitekim Obama’nın Afrika Büyüme ve Fırsatlar Kanunu’nu (African Growth and Opportunity Act) 10 yıl daha uzattığı ve Vaşington’da Afrika Zirvesi’ni düzenlediği vurgulanmaktadır[1]. Buna karşılık, Obama’nın Bill Clinton ve George Bush’un Afrika’ya yönelik politikalarının gerisinde kaldığı da ileri sürülmektedir[2].

Obama’nın Mısır’da, 4 Haziran 2009’da El Ezher Üniversitesi’nde yaptığı tarihi konuşmada, İslam Dünyası’na yönelik ABD’nin dostluk mesajlarını dile getirdiği hatırlanacaktır.

ABD ile Afrika arasında mevcut tarihsel bağlara rağmen, kuruluşundan, 1789’dan beri bugüne kadar geçen zamanda, ABD’nin Afrika’ya yönelik politikası ilgisizlik ve ihmal şeklinde tanımlanmaktadır[3]. Afrika, ABD dış politikasını yapan çevrelerce marjinal bir konu olarak görülmüştür[4].

Ancak Obama’nın 2009’da Başkan olmasından sonra, Afrika ABD dış politikası öncelikleri arasında yer almıştır.

Soğuk Savaş döneminde, Doğu-Batı mücadelesinde bir araç olarak kullanılan Afrika, Soğuk Savaş sonrasında, iç sorunlar, hastalıklar, açlık ve karışıklıklar ile mücadele etmek durumunda kalmıştır. 1994’te ABD askerlerinin Somali’den çekilmesi ile, bu ülkenin Afrika’ya yönelik ilgisinin önemli ölçüde azaldığı bir dönemin başladığı görülmektedir.

9 Eylül 2001 terör eylemleri ile birlikte, Afrika’nın terröristler için bir etkinlik alanı haline gelmesi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Afrika’da artan gücü, Kıta’daki tabii kaynakların ele geçirilmesine yönelik mücadele, Obama Yönetimi’nin iyi yönetişimin Afrika’da geliştirilmesi politikası, bu Kıta’nın uluslararası politikada giderek artan önemi, Afrika’yı ABD için tekrar önemli hale getirmiştir.

Obama’nın Kenya ve Etiyopya’ya yaptığı ziyaretler, bir ABD Başkanı’nın bu ülkelere gerçekleştirdiği ilk ziyarettir. Aynı şekilde, Obama’nın Afrika Birliği’nde konuşması da, tarihte bir ABD Başkanı’nın 54 ülkelik Afrika Birliği merkezinde yaptığı ilk konuşmadır.

Babası Kenyalı bir Müslüman olan Obama, bu ülkeyle yakın aile bağlarını sürdüregelmiştir. Esasen Obama, ABD Başkanı olduktan sonra 24 Temmuz’da Kenya’ya yaptığı 3 günlük ziyaret, Dünya Girişimcilik Zirvesi’nin 6. toplantısına katılmak amacını taşımıştır. Bu Zirve, 2010’dan beri Beyaz Saray tarafından düzenlenmektedir.

Obama bu ziyaretten once, gençliğinde iki defa daha Kenya’yı ziyaret etmiş ve bu konuda “Babamın rüyaları“ adlı bir kitap da yazmıştır. Bu kitapta özetle, Afrika’nın ırkçı, etnik yönü üzerinde durmuş, haksızlıklarını ve sorunlarını ele almıştır[5].

ABD teröre karşı Somali’de faaliyet gösteren El-Şebab’a karşı Kenya ile işbirliği yapmaktadır.

Hatırlanacağı üzere, Kenya, birçok terörist saldırılara konu olmuştur. 1998’de Nairobi’de ABD Büyükelçiliği saldırıya uğramıştır. 2013’te West Gate Ticaret Merkezi’ne ve bu yılın Nisan ayında Garissa Üniversitesi’ne karşı terörist saldırılar gerçekleştirilmiştir.

Barack Obama, 26 Temmuz 2015 tarihinde, Nairobi’de Kenya halkına hitaben önemli bir konuşma yapmıştır[6].

Obama, Kenya’yı ziyaret eden ilk ABD Başkanı, aynı zamanda kendisinin ABD Başkanı olan ilk Kenyalı-Amerikan olduğunu belirterek konuşmasına başlamıştır.

Obama devamla, yolsuzluğun Kenya’ya her yıl 250.000 işe mal olduğunu, kabileye dayalı ve etnik bölünmelerin ülkeyi parçalara ayırabileceğini, Afrikalıların geleceğinin, Afrika halklarınca tayin edileceğini, ABD’nin Kenya’yı önemli bir ortak olarak gördüğünü kaydetmiştir. Obama, başarının temellerini şu şekilde tanımlamıştır: kuvvetli demokratik yönetişim, bütün halk için, sadece belli bir kesim için değil, imkanlar yaratan kalkınma, gelecekteki barış ve uzlaşma için anlaşmazlığı reddeden ulusal kimlik duygusu.

Obama sivil katılımın ve hürriyetin yolsuzluğu söküp atmak için esas teşkil ettiğini de bildirmiştir.

Obama’nın konuşmasında bahsettiği diğer hususlar özetle aşağıda gösterilmiştir.
  • Hükümet dışı örgütlerin faaliyetlerine izin verilmelidir.
  • Kalkınmayı sağlamak için Kenyalılarla çalışmaya hazırız.
  • İklim değişikliği ve gıda güvenliği sorunları çok önemlidir.
  • Sağlık ve AIDS Afrika için hayatidir.
  • Gençlik çok önemlidir.
  • Kadın/erkek eşitliği önemlidir, kadın sünneti ve kızların erken evlendirilmesi doğru değildir, kızlar eğitilmelidir.
  • El-Şebab’a karşı uyarıda bulunmuş, Kenya’nın AMISOM[7] içindeki etkinliğini övmüştür.
  • Kenya Müslümanlarının ülkenin ayrılmaz bir parçasının oluşturduklarını vurgulamıştır.

Obama, aynı gün Kenya sivil toplum örgütleri ile bir toplantı yapmış, burada kısa konuşmasından sonra, katılımcılara söz vererek onları dinlemiş, sorularına cevap vermiştir[8].

Obama buradaki konuşmasında demokrasi üzerinde durmuş, demokrasinin sadece seçim ifade etmediğini gerçek demokrasi için halk katılımının gerektiğini, bu nedenle sivil toplumun önem taşıdığını kaydetmiştir.

Obama, Addis Ababa’ya geçmiş ve 27 Temmuz’da Etiyopya’ya resmi bir ziyarette bulunmuştur. Bu vesileyle, Başbakanı Hailemariam ile görüşmüştür. Addis Ababa’da ABD ve Etiyopya heyetleri arasında yapılan müzakerelerden sonra ortak basın toplantısı ile ele alınan konular paylaşılmış ve sorulan çeşitli suallere cevap verilmiştir[9].

Etiyopya Başbakanı, basın toplantısında Obama ile çeşitli konuları içeren görüşmelerde bulunduklarını, Etiyopya’nın birçok alanda ABD ile stratejik ortak olduğunu, ABD’den Etiyopya’ya yönelik son zamanlarda artan yatırımlar karşısında bu yatırımların daha da arttırılması konularını ele aldıklarını bildirmiştir. Başbakan ayrıca, Obama’nın Afrika Enerji Girişimi’ni de ele aldıklarını, 1000 Megawatlık jeotermal kontratın imzalanacağını, Obama’nın diğer bir girişimi olan ve 4 yıl önce başlatılan Gıda Güvenliği Programı’ndan Etiyopya’nın yararlanması konularının da ele alındığını, iklim değişikliği ve sağlık sorunlarını da değerlendirdiklerini kaydetmiştir.


Başbakan, Etiyopya’nın demokratikleşme sürecinde de ABD’nin oynayabileceği rolü de ele aldıklarını, Etiyopya Hükümeti’nin demokrasi sürecini derinleştirmeyi birinci öncelik addettiğini, insan haklarına saygı ve iyi yönetişimin de iyileştirilmesini de ilke kabul ettiklerini açıklamıştır.

Başbakan, görüşmelerde, güvenlik, bölgede barışın inşası ve bu konuda ABD’nin oynayabileceği rolün de ele alındığını, Güney Sudan’da kalıcı barışın sağlanması amacıyla ortak çalışma yapılması hususunda karara vardıklarını, aynı şekilde Somali’de de barışın sağlanması, bölgede terör karşıtı kampanyalarının arttırılması, AMISOM kuvvetleri, Somali Ulusal Ordusu’nun kattetiği mesafeler, El-Şebab terör örgütüne karşı mücadele konularının da değerlendirildiğini bildirmiştir.

Obama da basın toplantısında Etiyopya ABD ilişkilerine değindikten sonra, Etiyopya’nın ekonomik kalkınması konusunda ülkesinin bu ülkeyle işbirliği yapacağını açıklamış, 10 yıl için yenilenen Afrika Büyüme ve Fırsatlar Kanunu vesilesiyle ABD pazarlarının Etiyopya mallarına açılmasına ve özel sektör yatırımlarının arttırılmasına çalışacaklarını ifade etmiştir.

Obama, Etiyopya’nın geçen 15 yıl içinde sağladığı kalkınma ile milyonlarca insanı fakirlikten kurtardığını, sıtmaya tutulanların sayısında azalma olduğunu, daha fazla çocuğun eğitimden yararlandığını, Etiyopya’nın sürdürülebilir kalkınma için örnek teşkil ettiğini bildirmiştir.

Obama, Güney Sudan krizinin çözüme kavuşturulmasında Etiyopya’nın IGAD[10] ile oynadığı olumlu role teşekkür etmiş, 17 Ağustos 2015 tarihine kadar soruna bir çözüm bulunmazsa diğer araçların devreye girmesini düşüneceklerini bildirmiş, Etiyopya’nın ülkesini ileriye götürmek için atacağı adımları ABD’nin destekleyeceğini de belirtmiştir.

Obama, 28 Temmuz’da Afrika Birliği’ni ziyaret etmiş ve orada da tüm Afrika halklarına yönelik ilginç bir konuşma yapmıştır[11]. Obama bu konuşmasında Afrika’nın mevcut sorunlarına değinmiş, Afrika’nın kattetiği mesafeleri övmüş, Afrika’nın gelişmesi sırasında ABD’nin yardımını göreceğini bildirmiştir.

Obama’nın konuşması sırasında dile getirdiği ilginç hususlar özetle aşağıda gösterilmiştir:
  • Dünya Afrika’nın gelişmesini kabul etmelidir. Bugün Afrika, dünyanın en hızlı gelişen bölgelerinden biridir. Afrika ileri gitmektedir, yeni bir Afrika doğmaktadır. Afrika’nın yükselişi sadece Afrika için değil tüm dünya için önemlidir. Afrika’nın nüfusu yakın dönemde 2 milyara ulaşacaktır ve bu nüfusun önemli oranı 18 yaş altında olacaktır. Bu nedenle, Afrika’nın karşı karşıya kaldığı en önemli konu gelecek nesillere imkan yaratmaktır. Bu çok önemli, büyük bir gelişim teşkil edecektir.
  • Doğu Afrika Topluluğu’ndan başlamak üzere, Afrika ülkeleri arasında sınır geçişi ve gümrük işleri modernleştirilerek ülkelerarası ticaret teşvik edilmelidir. ABD Afrika’daki ticaretini arttırılmak istemektedir. Afrikalıların mallarını ABD pazarına sunmaları için çalışmalar yapıyoruz. Gelecek yıl yeni bir ABD-Afrika İş Forumu düzenleyeceğiz.
  • Bütün ülkelerin Afrika ile iş yapmasını teşvik ediyoruz.
  • Afrika’da yolsuzluğa son vermek lazım. Sadece Afrikalılar yolsuzluğa son verebilirler.
  • ABD Afrika’da iyi yönetişim, şeffaflık ve hukuk devletinin yerleşmesine katkıda bulunacaktır.
  • ABD yasadışı hayvan kaçakçılığına karşıdır.
  • Eğitime yatırım unutulmamalıdır.
  • Afrika Enerji Girişimi milyarlarca dolarlık yatırımı seferber ederek Afrika’da elektriksiz yaşayanların sayısının azaltılmasını amaçlamaktadır.
  • İklim değişikliğinin getirdiği tehditi, rüzgar, güneş ve nehirlerin kullanılmaları suretiyle jeotermal, hidroenerjiye intikal ettirebiliriz.
  • Ebola virüsünün getirdiği tehlike karşısında ABD, sağlam bir kamu sağlığı sisteminin oluşturulması için 1 milyar ABD Doları vermeyi kararlaştırmıştır. Bunun yarısı Afrika’ya ayrılacaktır.
  • Afrika’nın gelişmesi, aynı zamanda demokrasiye de dayanmaktadır.
  • Afrika devlet adamlarının iktidarı terketmeyi yanaşmamaları kabul edilemez.
  • Afrika’nın gelişmesi güvenlik ve barışa bağlıdır. Bu çerçevede Somali, Nijerya’daki teröristler, El-Kaide, El-Şebab, Boko Haram gibi terör örgütleri ile mücadele edilmelidir. Devamla, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mali, Sudan ve Darfur ile Güney Sudan üzerinde durmuştur.
  • HIV Virüsü, Afrika kadınlarının sorunlarına değinmiş, ABD’nin bir savaş aracı olarak kadınların ırzına geçilmesine karşı olduğunu, bunu yapanların da cezalandırılacağını bildirmiştir.

Görüleceği üzere, Obama’nın Afrika Birliği’ndeki konuşması, tüm Afrika Kıtası’nın sorunlarını kapsayıcı bir nitelik taşımıştır.

Nijerya yeni Cumhurbaşkanı Buhari’nin ABD’ye yaptığı ziyaret ve 21 Temmuz’da Vaşington’da Obama ile görüşmesi de hatırladığında, ABD Başkanı’nın Afrika’ya yaptığı son ziyaretin ve konuşmalarında dile getirdiği hususların Amerika’nın Afrika’nın vazgeçilmez bir ortağı olduğunu ortaya koymaktadır.

ABD’nin ilk siyahi Başkanı Obama’nın ziyaret sırasında Kenya kökenli oluşunu tekrarlayarak, ABD’nin Afrika’nın gelişmesine katkıda bulunmaya hazır olduğunu vurgulaması, Afrika’nın sorunları üzerinde durarak bunlara çözüm yolları göstermesi ve Kıta’nın geleceğinin parlak olduğunu belirtmesi de ABD’nin Afrika’ya yönelik iyimser yaklaşımını sergilemektedir.

ABD Başkanı’nın bu ziyareti sırasında Afrika’ya yönelik girişimlerinin üzerinde durması, Afrika ülkeleri ile ABD’nin eşitlik temelinde ilişkilerini geliştirmek istediğini ortaya koyarak, Vaşington’un Afrika’da daha etkin bir ortak haline geleceğini göstermektedir.

[1] The Economist Dergisi, 25-31 Temmuz 2015, s.8
[2] Le Monde Gazetesi, 25 Temmuz 2015, s.2
[3] Michael COX, Doug STOKES, Us Foreign Policy, Second Edition, Oxford University Press, 2013, s.299
[4] ibid.
[5] Le Monde Gazetesi 25 Temmuz 2015, s.2
6 htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/26/remarks-president-obama-kenyan-people
[7] Afrika Birliği’ne bağlı Somali Misyonu (“African Union Mission in Somalia“)
[8] htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/26/remarks-president-obama-conversation-civil-society
[9] htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/27/remarks-president-obama-and-prime-minister-hailemariam-desalegn-ethiopia
[10] Intergovernmental Authority on Development
[11] htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/28/remarks-president-obama-people-africa
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2689 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 633
Asya 98 1064
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1370 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2037 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2037

BM Genel Sekreter’i Antonio Guterres’in “Dünyanın buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardı” ifadesi ile 22 Temmuz’da imzalanan, ilk etapta 120 gün boyunca uygulanacak, sonra yenilenecek olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nı, her ne kadar, Rusya’nın Odesa saldırısı izlediyse de, dünya tahıl borsalar...;

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim, siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler. Jeopolitik kavramı üzerinde uzlaşılmış kısa bir tanım yoktur. Jeopolitik, devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim ...;

Arktik Okyanusu son dönemlerde uluslararası siyasetin öne çıkan bölgelerinden birisi hâline gelmiştir. Dev buz kütlelerinin küresel ısınmayla birlikte büyük bir ekolojik değişim dönemine girmesi hem Kuzey Kutup Dairesi’ne hem de kıyıdaş ülkelere yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda bu fırsatları ko...;

Tarihte ilk millî marşlar Tanrı'ya adanmış ilahilerdir (örneğin, Hint şiirindeki Veddler). Daha sonra kurtuluş mücadelelerinde halka ilham vermek ve ulusal bilinci uyandırmak gibi amaçlar doğrultusunda millî marşlar ortaya çıkmıştır. Millî marşlar içeriğine ve müzikalitesine bağlı olarak didaktik ve...;

Dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden Google, Microsoft ve IBM son on yıl içerisinde Afrika kıtasına ciddi yatırımlar yaparak ilgiyi bu yöne çekmiştir. Kıtadaki ilk araştırma merkezini 2013 yılında Nairobi’de açan IBM, 2016 yılında Johannesburg ile yatırımlarını sürdürmüştür. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı ;

BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel ...;

Eski çağlardan beri insanlar ihtiyaç duydukları ancak üretemedikleri mal veya hizmetleri elde etmek için farklı yollara başvurmuşlardır. Başlangıçta ihtiyaçların örtüşmesi esasına dayalı olarak kullanılan takas yöntemi, zamanla yerini farklı ödeme şekillerine bırakmıştır. Takas yöntemi takip edilere...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...