Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni...22-29 Mayıs 2004

Kategori Seçilmedi

Satırbaşlarıyla Hafta:

  • Hazinenin 4.839 katrilyon liralık yoğun iç borç ödemesi.
  • Tüpraş’ın özelleştirilmesi ile ilgili gelişmeler.
  • Hisse senedi piyasasında ise artık piyasanın dıştaki gelişmelerden çok içteki gelişmeleri takibe aldığı gözlenmekte.

Bu Hafta İçin Notlar:

Geçen hafta boyunca piyasalarda faiz oranları %28 – 30 aralığında dalgalanırken TRL/US$ paritesi de 1.525.000 – 1.560.000 bandında hareket etti.

Geçen hafta borç geri ödemesinin olmaması nedeniyle yeni bir borçlanma ihalesi de gerçekleştirilmedi. Fakat Hazine 16-Haziran-2004 vadeli dövize endeksli bonolar için bir takas ihalesi gerçekleştirdi. US$’a endeksli bu bonolar Türk bankalarının bilançolarında döviz varlıkları olarak kaydedilmiş durumdadır. Bu sebeple Hazine vadesi geldiğinde bu kağıtların ödemesini TRL olarak gerçekleştirdiğinde bankalarda açık döviz pozisyonu oluşmaktadır. Bu açık pozisyonlarını kapamak için bankalar döviz alımı gerçekleştirmek isteyecekler ve döviz talebi artacaktır. Son takas ihalesiyle birlikte, vade tarihinde bu gibi istikrar bozucu durumların yaşanmaması için Hazine son iki ay içinde üç tane takas ihalesi gerçekleştirmiş oldu ve bu yolla vadeler uzatılırken borçta TRL ve US$’a bağlanmış olarak yapılandırıldı.

İhale sonrası bankalar hala 1 milyar US$ değerinde 16-Haziran-2004 vadeli kağıt taşıyorlar. Miktar azımsanamayacak bir miktar olmakla beraber 16 Haziran’da piyasanın istikrarı bozabilecek ölçüde bir döviz talebiyle karşılaşmayacağını tahmin ediyoruz. Bunun nedeni olarak da şunları sayabiliriz:

1. Takas edilen kağıtlar verilen tekliflerin %94.5’i kadar bir miktar olarak gerçekleşti. Başka bir deyişle Hazine neredeyse takas talebinin tamamını karşıladı. Bazı bankaların pozisyonlarını daha evvelden kapamış olabileceği gerçeği karşısında bir ihtimal bazı bankaların bir ay sonra vadesini tamamlayacak bir borç kağıdının vadesini uzatmaya ihtiyaç duymadığıdır. Tahminimiz takas edilmemiş kısmın üçte birlik bir bölümünün zaten bankaların son zamanlardaki döviz alımları ile örtüştüğü yönündedir. Bu yüzden de 16-Haziran’da takas edilmemiş kısımdan daha az bir döviz talebi doğacaktır.

2. İkinci olarak da pozisyonlarını henüz kapamamış olan bazı bankaların da bu açık pozisyonu Ağustos ya da Eylül’e kadar bir süre için taşıyabileceği gerçeğidir. Ağustos – Eylül dönemi içinde uluslararası piyasalardaki döviz hareketliliğinin durulması ve yurtiçinde de turizm gelirleri sayesinde döviz piyasasının sıkışıklığının hafifleyeceği tahmin edilmektedir.

3. Üçüncü bir olasılık da bazı bankaların takas etmedikleri kısmı uluslararası piyasalardaki belirsizliklere karşı bir riskten korunma aracı olarak sakladığıdır. Böyle bir olasılığa karşı Hazine ihale sonrası bir basın duyurusu yapmış ve 16-Haziran’daki ödemeye karşılık açılacak borçlanma ihalesinde bu durumdaki bankaların döviz talep tercihlerinin göz önüne alınacağını bildirmiştir.

Kısacası 16-Haziran tarihinde döviz piyasasında bir volatilite beklenmemektedir.

Bu hafta için ise Hazine’nin 4.839 Katrilyon TRL’yi bulan yüklü itfası öncesi Salı günü hazine iki borçlanma gerçekleştirecektir. 10-Kasım-2004 tarihli 168 günlük hazine tahvili ihracı ve 25-Mayıs-2005 tarihli 364 günlük bono ihracı. İhraçlara kadar faiz oranlarının %29’un altına inmesini beklemiyoruz.

Mart ayı Ödemeler Dengesi Rakamları Merkez Bankası tarafından açıklandı. Yapılan açıklamaya göre cari açık 2 milyar US$ olarak, piyasa beklentisinin 300 milyon US$ altında gerçekleşti. Buna karşılık sermaye hesabı hareketleri Mart ayı için -123 milyon US$ oldu ve cari açık büyük kısmıyla “Net hata ve noksan” kalemiyle finanse edildi. Turizm gelirleri %42 oranında arttı ve bu veri piyasanın bir kısmını rahatlatabilir. Ayrıca TRL’nın son zamanlarda yaşadığı değer kaybının cari açık üzerindeki etkisini Haziran’dan başlayarak göstermesini bekliyoruz. Tahminimiz cari açığın GSYİH’nın %3.5’i seviyesinde kalması ve bu sene ciddi bir sorun yaratmaması yönündedir.

Merkez Bankası Mayıs ayının ikinci beklentiler anketini açıkladı. Anketin sonuçlarına göre sene sonu enflasyon beklentisi 15 gün önce açıklanan %11.5’lik seviyeden %12.1’e artmış durumdadır. Gelecek 12 ay için beklenen enflasyon ise %10.5’den %11.1’e çıkmıştır. En dramatik artış ise faiz oranlarına ilişkin beklentilerde gerçekleşmiştir. Katılımcıların sene sonu faiz beklentileri %18.3’den %20.1’ çıkmış durumdadır ve bu artışın enflasyon beklentilerindeki artışın üzerinde olması piyasanın artan bir reel faiz beklentisi içinde olduğunu göstermektedir. Aradaki fark risk priminin de artmakta olduğunu göstermektedir.

Bu hafta yatırımcıların izlemesi gereken bir önemli gelişme de Tüpraş’ın özelleştirilmesi hakkında çıkacak haberlerdir. Tüpraş satışı eğer ertelenmemiş olsaydı 28 Mayıs tarihinde özelleştirme idaresi 1.3 milyar US$’lık bir satışı tamamlamış olacaktı.

Yatırımcıların ayrıca takip etmesi gereken konular arasında Türkiye-IMF ilişkilerinin gelecek sene ne biçimde şekilleneceği ve Amerika tarafından Türkiye’ye koşullu olarak taahhüt edilen 8.5 US$’lık kredinin durumu yer almaktadır.

TASAM Ekonomi Çalışma Grubu

Yasal Uyarı: Bu raporda sunulan fikirler rapörtörün kendi fikirleridir ve bağlı bulunduğu kurumları hiçbir şekilde yasal sorumlu kılmaz. Geleceğe yönelik açıklamalar tahmin niteliğinde olup gerçek ya da tüzel kişilerin yatırımlarına tek başına temel oluşturmaması tavsiye edilir. Bu tahminler doğrultusunda yapılacak yatırımların kayıpla sonuçlanması halinde rapörtör ya da bağlı olduğu kurumlar suçlanamaz.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2653 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 623
Asya 98 1042
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1354 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 286
Orta Doğu 22 597
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 177
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2016 ) Etkinlik ( 79 )
Alanlar
Türkiye 79 2016

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliği; karbon monoksit gibi, ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluştuğu düşünülen sera etkisinin, dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artmasıyla oluşan iklimin değişikliğini ifade etmekte. ;

Türkiye’de Balkanların çoğunlukla manevi kodlar üzerinden kamuoyunda ve literatürde tarif edildiği görülmektedir. Yaklaşık 550 yıl süren Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hâkimiyeti, ister istemez günümüze bazı miraslar bırakmıştır. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı 2020’de sunulan tebliğler “Kovid-19 Sonrası Geleceğin Güvenlik Kurumları ve Stratejik Dönüşüm” adıyla e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanlık tarihinde kökeni yazılı döneminde öncesine dayanan diplomasi, toplumlar ve devletler arasında ortaya çıkabilecek sorunların çözümü ve ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı 04-05 Kasım 2021 tarihlerinde geniş bir katılımla icra edilmiştir. 7’ncisi yapılan konferansın medya sponsorluğunu “Global Savunma Dergisi” üstlenmiştir.;

Sayın Başkan, değerli katılımcılar, değerli hocalarım, İstanbul İktisat Kongresi’ne hepiniz hoş geldiniz diyorum. Bu anlamlı kongre, tam zamanında gerçekleşiyor. Çünkü dünya ilginç bir dönemden geçiyor. Bu dönem içerisinde karşılaşılan bir takım meydan okumalar bizi yeni bazı aramalara yönlendiriyor...;

Katılımcıları en içten duygularımla selamlıyorum. Aynı zamanda OECD Türkiye Daimi Temsilcisi Sayın Büyükelçimiz Prof. Kerem ALKİN ile de aynen stüdyodaki gibi iyi paslaştığımız için teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyoruz, sizinle iftihar ediyoruz.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile TASAM BGC tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlâk Kodu” ana temasıyla 09-10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirildi;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.