Wikileaks Olayı

Makale

WikiLeaks adlı bir internet sitesinin, muhtelif dış merkezlerden ABD Dışişleri Bakanlığına zaman içinde gönderilen gizli rapor ve belgeleri ele geçirerek, peyderpey yayınlamakta olması, göründüğü kadariyle, Washington’dan çok, Ankara’da fazlasiyle abartıldı....

WikiLeaks adlı bir internet sitesinin, muhtelif dış merkezlerden ABD Dışişleri Bakanlığına zaman içinde gönderilen gizli rapor ve belgeleri ele geçirerek, peyderpey yayınlamakta olması, göründüğü kadariyle, Washington’dan çok, Ankara’da fazlasiyle abartıldı.

Ortada çok önemli ve açık bir ihalin olduğu muhakkak. Ancak bu ihlalin vuku bulduğu yer Washingtondur, ABD Dışişleri Bakanlığıdır. Bu fiil Amerikan kanunları açısından bir kanunsuzluk teşkil ediyorsa, keza araştırılacağı ve takip edileceği yer de yine Washingtondur.

Yayınlanan rapor ve belgelerde yer alan bazı bilgi ve ifşaatın ilgili ülke ile Amerikanın arasını açacağına hükmetmek de pek olası değildir. Hernekadar bu yolla Amerikaya olan güven önemli ölçüde sarsılmış bulunuyor ise de, hiç şüphe yok ki, bu ilk değildir ve Amerika bunun üstesinden hep gelmiştir.

Amerika kendi dış politika global çıkarları açısından şimdiye kadar Türkiyemizin de dahil olduğu bir çok ülkede, özellikle yakın zamanlarda Pakistanda, Afganistanda, Irakta, Orta Doğuda, Avrupada ve Latin Amerikada ciddi güvenlik sorunları yaratmıştır. Kuzey Iraktaki yöresel Kürt yönetimini desteklediğini saklamayan Amerika, PKK’ya karşı da hep ikircikli bir politika izlemiştir. Ancak Amerika bu nev’iden politikaların izlerini, elindeki değişik imkanları kullanmak ve gerektiğinde güvence vermek suretiyle, zaman içinde silmiştir. Aslında bütün mesele, ilgili ülkelerin bu tür raporlar nedeniyle Amerika ile olan bağlarını koparmayı veya gevşetmeyi göze alıp alamayacaklarıdır.

Raporlama konusuna gelince, bu hususta dışarıdaki Amerikan misyonlarının sarih talimatı haiz oldukları bilinmeyen bir şey değildir. Raporların içeriği sadece katip, müsteşar ve Büyükelçi tarafından toplanmaz; Misyonlarda resmi ve açık görevlilerin dışında, ülkesine ve yerine göre, fiiliyatta çok sayıda enformasyon, yardım, uzman, sahra görevlileri gibi yan kuruluşlar mevcuttur. Buralarda görevli olanların da, resmi olmasa bile, birincil işlevi istihbarat derlemektir.

Raporların içeriğine gelince, bunların hiç bir şekilde görev yapılan ülke ve idarecilerini rahatsız edici, karalayıcı olmaması esastır. Görev yapılan ülkeye ve halka karşı dostane hissiyat içinde olunması beklenir. Aksi halde, o ülkede samimiyetle ve dürüstlükle görev yapıldığından haklı olarak şüphe edilir. Bir diplomat kendi ülkesinin çıkarları kadar, görev yaptığı ülkenin de değerlerini korumak ve onlara saygılı olmak durumundadır. Ancak bu yolla bulunulan ülkede arzu edilen saygınlık kazanılabilir. Resepsiyon ve davetlerde olsun, resmi ve gayrı resmi temaslarda olsun, her mesele ve şahıs hakkında ileri geri birçok şey söylenmiş olabilir. Diplomatın görevi, bu karmaşadan makul ve mantiki bir sentez çıkarmaktır ve herhalükarda ilgili ülke ile kendi ülkesi arasındaki ilişkilere zarar vermemektir. Amerikalı diplomatların bu temel etiği dikkate almadıkları anlaşılıyor.

Bizler de yıllarca birçok Merkezde görev yaptık, birçok söylentiye, dedikoduya ve kampanyalara agah olduk, ancak güven sarsıcı hiçbir faaliyete itibar etmedik. Fakat bu demek değildir ki, herşeyi, herşeye rağmen, güllük gülistanlık göstermek gerekiyor. Bulunulan ülkenin iç ve dış politikasiyle, idarecilerinin ülkemize yönelik hissiyat ve davranışları çok önemlidir. Esas önemli olan ise, yanlış tutum ve davranışların, ikna yoluyla, bilgilendirme yoluyla düzeltilmesi ve şahısların ülkemize müzahir hale getirilmeleridir. Diplomattan beklenilen budur, yoksa ülkeyi ve şahısları karalamak kolaydır. Nihai değerlendirme mercii olan ABD Dışişleri Bakanlığının bu nitelikte bir süzgeç görevi görmesi beklenirdi. (asula@ttmail.com)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1995 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1995

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

Doğu; nüfuz ve müdahale etmeye çalışan Batı’ya karşı müdafaanın sınırları, özellikle sömürgecilik dönemi süresince ve Sanayi Devrimi sonrasında gerçekleştirilen etkiye karşı geliştirilen tepki olarak nitelenebildiği gibi, Batı’nın sınırlarını çizdiği (Edward Said’in ifade ettiği) “bağımlı ırkların” ...;

Boutros-Ghali’nin BM Genel Sekreteri iken yaptığı bir konuşmada ifade ettiği gibi günümüzde her ne kadar devletler küresel sistemin en temel aktörü olmaya devam etse de, sınırları üzerindeki hâkimiyetlerini ve kontrollerini sarsacak gelişmeler yaşanmakta, bu da diğer aktörlerle işbirliğini zorunlu k...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...