Asya Toplantıları’nın Üçüncüsü Ankara’da Yapıldı

Haber

Türkiye’nin çok boyutlu açılımlarına katkı amacı ile Asya ülkeleri diplomatik temsilcileri ile Türk hükümet kurumları ve STK temsilcilerini “kalkınma ve işbirliği” temelinde bir araya getiren toplantılar serisinin üçüncüsü 12 Kasım 2009 tarihinde, ‘Yeni Asya Jeopolitiği ve Türkiye’ başlığı altında Ankara’da yapılmıştır....

Türkiye’nin çok boyutlu açılımlarına katkı amacı ile Asya ülkeleri diplomatik temsilcileri ile Türk hükümet kurumları ve STK temsilcilerini “kalkınma ve işbirliği“ temelinde bir araya getiren toplantılar serisinin üçüncüsü 12 Kasım 2009 tarihinde, ‘Yeni Asya Jeopolitiği ve Türkiye’ başlığı altında Ankara’da yapılmıştır.
TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY’un başkanlığını yaptığı toplantıya, Japonya Büyükelçisi Nobuaki TANAKA ve T.C. Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İlişkiler Genel Müdürü Büyükelçi Hasan Servet ÖKTEM konuşmacı olarak katılmışlardır.

Toplantı, TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY’un konuşması ile başlamıştır. Süleyman ŞENSOY konuşmasında; TASAM’ın yapısı ve işleyişi hakkında bilgi vermiş, Soğuk Savaş sonrası dönemde oluşan yeni dinamikler çerçevesinde, ASYA’nın gün geçtikçe artan önemine değinmiştir. ASYA’nın pek çok alanda dünya kaynaklarının 2/3’üne sahip olduğunu ve bu bölgenin potansiyelinin gözardı edilemiyecek seviyede bulunduğunu belirten ŞENSOY, özellikle Çin, Japonya, Hindistan gibi bölge ülkelerinin yakın tarihte bir takım gelişmeler katederek, sadece kaynak sahibi ülkeler olmaktan çıktıklarını ve bu ülkelerin kaynakları kullanarak üreten ülkeler durumuna geldiklerini ifade etmiştir.
Konuşmasının sonunda ŞENSOY; ASYA’nın gün geçtikçe yükselen ve önemi artan bir bölge olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin de çok boyutlu dış politika uygulaması çerçevesinde, bölgede daha aktif bir rol oynaması gerektiğini belirtmiştir.

Başkan ŞENSOY ‘dan sonra söz alan Japonya Büyükelçisi Nobuaki TANAKA , ‘Doğu ASYA’nın Bir Topluluk Haline Gelişi’ ile ilgili bir sunum yapmıştır.

Büyükelçi TANAKA konuşmasında; Türkiye’de ASYA hakkında bilgi ve ilgi eksikliğinin bulunduğunu, ancak bu eksikliğin gün geçtikçe azalmakta olduğunu belirtmiştir. Büyükelçi, Doğu ASYA’nın dar anlamıyla Japonya,Çin ve Kore’den oluştuğunu ancak geniş anlamda bu tanımlamaya Hindistan’ın da dahil edilebileceğini ifade etmiştir.

Japonya Büyükelçisi Nobuaki TANAKA

Sunumuyla, dinleyicilere ekonomik veriler hakkında bilgi veren Büyükelçi; ASYA ülkeleri’nin dünya ekonomisindeki payının, NAFTA ülkelerininkinden yaklaşık 8-10 kat daha fazla olduğunu ve ASYA’nın AB ile NAFTA ülkelerine oranla ekonomik paylaşım açısından daha önem arzettiğini belirtmiştir.

Büyükelçi; bölgedeki yükselmenin sanılanın aksine Çin merkezli olmadığını ancak, Çin’in bu büyümede lokomotif ülke konumunda bulunduğunu ve diğer ülkelerin de yapmış oldukları ticaretle bu büyümeye olumlu katkı sağladıklarını belirtmiş, Çin’in 2050 yılında satın alma gücü olarak çok büyük boyutlara ulaşacağının ve bu süreçte Doğu ASYA’nın ekonomik ve siyasal anlamda çok ilerleyeceğinin altını çizmiştir.

Japon Büyükelçisi, büyümenin faktörlerini izlenen makro-ekonomik siyaset, eğitime yapılan yatırımlar, hükümet politikalarının ihracatı desteklemesi, yüksek tasarruf oranları, gelir dağılımındaki eşitlik ve toprak reformu olarak belirtmiştir.

ASYA’da öngörülen bütünleşme çalışmaları konusunda Büyükelçi; bu konu hakkında çalışmaların ve toplantıların başladığını, fonksiyonel anlamda entegrasyonun sağlanmış olduğunu ancak, bölgede bulunan pek çok farklı kimlik tanımlamaları konusunda tam bir başarıya ulaşılamadığını ifade etmiştir. Bölgede bulunan ülkeler arasında çok fazla farklılıklar olduğunu, bu farklılıkların yanında bölge ülkeleri arasında güven eksikliğinin ve farklı tehdit algılamalarının da bulunduğunu belirtmiştir.

Son olarak Doğu ASYA-Türkiye ilişkilerine değinen Büyükelçi; yakın tarihte çok fazla ortak politika üretilemediği ancak, global ölçekli terörizm, küresel ısınma, su sorunu, enerji vs. gibi konularda görüşmeler yapıldığını belirtmiş, Doğu ASYA ülkelerinin işbirliğine açık olduğunu vurgulamış ve ilişkilerin artması gerektiğini ifade etmiştir.

Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İlişkiler Genel Müdürü Hasan Servet ÖKTEM

Daha sonra söz alan Büyükelçi Hasan Servet ÖKTEM konuşmasında; Doğu Asya’nın siyasi analistlerin en çok üzerine eğildikleri alanların başında gelmekte olduğunu belirtmiştir. Bu ilginin nedenleri üzerinde duran Büyükelçi; Doğu Asya’nın dünyanın dikkatini çekmesindeki en büyük etkenlerden birinin, Çin’in dünyada son 20 yılda ekonomisi en hızlı büyüyen (% 9.4) ve Hindistan ile birlikte dünya nufusunun 1/3 üne sahip ülkeler olmalarından kaynaklandığını ifade etmiştir.

Büyükelçi devamla ; ‘Türkiye’nin dinamik ekonomisi,jeostratejik konumu, aktif dış politikası, Orta Asya ülkeleriyle mevcut tarihi ve kültürel bağları, enerji nakil hatlarındaki payı nedeniyle, ASYA ile olan ilişkilerini geliştirmek istediğini, bu nedenle Türkiye Güney Doğu Asya bölgesinin en etkin örgütü olan ve 2015 yılında ekonomik ve siyasi bir topluluk olma yolunda hızla ilerleyen ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü) ile mevcut ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığını belirtmiştir.Ülkemizin ASEAN ile kurumsal ilişki tesisinin ilk adımını oluşturacak olan ASEAN Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’na (ASEAN/TAC) taraf olmak üzere yapmış olduğumuz resmi başvurunun yakın gelecekte sonuçlanmasını beklediğimizi bildirmiş, ilişkilerin gelişim sürecini değerlendirmiştir.



Türkiye’nin bölge ülkeleri açısından önemli bir süreç olan Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı-CICA’nın Dönem Başkanlığını, 7 yıldır bu görevi yürüten Kazakistan’ın teklifiyle 2010 senesi itibariyle 2 sene için üstleneceğine değinen Büyükelçi, bu gelişmelerin yanı sıra ekonomik anlamda Doğu Asya ülkeleriyle yaptığımız ticaret çerçevesinde verdiğimiz dış ticaret açıklarına dikkat çekmiştir. Bu dış ticaret açığının başta Dışişleri Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı olmak üzere ilgili kamu kuruluşlarımız için endişe kaynağı oluşturduğunu ve çözüm çareleri için çalışmaların devam ettiğini belirtmiştir.

Büyükelçi ÖKTEM konuşmasının son kısmında; ABD’nin Doğu Asya’daki siyasi ve ekonomik hakimiyetinin zayıflaması eğilimi, bölge ülkelerinin enerji bakımından bölge dışına bağımlılılıkları ve bölgedeki aktörler arası anlaşmazlıkların nasıl sonuçlar doğurabileceği konularında kişisel görüş olarak çalıştaya ufuk açacak soru örnekleri ortaya koymuştur.

Daha sonra toplantıdaki diğer konukların katılımıyla bilgi alışverişinde bulunulmuş ve Türkiye ile Doğu Asya ülkeleri arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir.

DİĞER TOPLANTILAR İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1999 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1999

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.