4. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Yapıldı

Haber

TASAM tarafından düzenlenen "Asya’ da Bölgesel Örgütler, Kurumsallaşma ve İşbirliği" konulu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi, 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. İlk kez Türkiye’ye TASAM’ın konuğu olarak gelen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Genel Sekreteri Bolat Nurgaliyev,...

TASAM tarafından düzenlenen "Asya’ da Bölgesel Örgütler, Kurumsallaşma ve İşbirliği" konulu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi, 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. İlk kez Türkiye’ye TASAM’ın konuğu olarak gelen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Genel Sekreteri Bolat Nurgaliyev, uluslararası barışı sağlarken tüm ülkelere eşit güvenlik verilmesi gerektiğini belirterek, ’’Eğer bazı ülkelerin güvenlikten yararlanmasına izin verilmezse ülkeler arasında eşit güvenlik olduğunuzu söyleyemeyiz’’ dedi.

Genel Sekreter Bolat Nurgaliyev törenin açılışında yaptığı konuşmada, ŞİÖ’nün amacının dünyadaki barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak ve ekonomiyi geliştirmek olduğunu söyledi. Örgütün farklı üye ülkelerden oluştuğunu ve farklı platformlarda temsil edildiğini dile getiren Nurgaliyev, son dönemlerde uluslararası gelişmelere bakıldığında dünyada çok ciddi gelişmeler yaşandığını ifade etti. Bu kapsamda sorunların çözümünde çoğulculuğun önemli olduğunu kaydeden Nurgaliyev, bu noktada örgüt olarak bölgesel ve küresel sorunların çözümünde etkin olmak durumunda olduklarını anlattı. Örgüt olarak ortak bir istek çerçevesinde gelişimlerini gerçekleştirdiklerini söyleyen Nurgaliyev, amaçlarının gelişmek ve genel platform içerisinde bazı uzun dönemli antlaşmalar yaparak, gelişimi uzun dönemli kılmak olduğunu ifade etti.

Nurgaliyev, örgüt üyeleriyle küresel sorunların çözümü için diyalog ve yakın etkileşim içerisinde bulunduklarını, uluslararası iş birliğinin farklı bir alternatife sahip olmadığını söyledi.

Nurgaliyev, ’’Uluslararası barışı sağlarken tüm ülkelere eşit güvenlik verilmelidir. Eğer bazı ülkelerin güvenlikten yararlanmasına izin verilmezse ülkeler arasında eşit güvenlik olduğunu söyleyemeyiz. Umarım dünya barış ve zenginlik içinde geleceğe akar’’ diye konuştu.

EKMELEDDİN İHSANOĞLU; ’’YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR’’
İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu da İKT’nin çok yönlü stratejisiyle politika, ekonomi ve kültürel konularda uluslararası bir alanda çalıştığını belirtti.

21. yüzyılda üye ülkelerin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorununun, anlaşmazlıkların çözümü konusu olduğunu dile getiren İhsanoğlu, yeni dönemde sorunların çözüme kavuşturulması, karşılıklı güvenin tesisi, barışın sağlanması alanında örgütün rolünü güçlendirmeyi amaçladıklarını aktardı.

İhsanoğlu, İKT olarak dünyanın çatışmalı bölgelerinde, Müslüman toplumlar arasındaki çatışmaların ve sorunların çözümünde çalışmalar yaptıklarını söyledi. Amaçlarının barışı tesis etmek olduğunu anlatan İhsanoğlu, bu kapsamda Afganistan’da önemli çalışmalar yürüttüklerini, bu ülkenin uluslararası arenada entegrasyonu, ulusal birliğinin ve güvenliğinin sağlanmasını desteklediklerini kaydetti. İhsanoğlu, 2009’un ikinci yarısında Afganistan hükümetiyle iş birliği içerisinde ülkenin güvenliğinin sağlanması ve istikrarının temini amacıyla önemli bir toplantı düzenleyeceklerini bildirdi. İhsanoğlu, ’’Asya nükleer silahlardan arındırılmalı ve bu şekilde yoluna devam etmeli’’ dedi.

Toplantının ’’dünya barışına ve güven inşasına büyük katkı sağlayacağına, Müslüman azınlık ve toplumlar arasındaki sorunların çözümünde kaktı sunacağına’’ inandığını anlatan İhsanoğlu, Asya bölgesinin global ölçekte ekonomik öneminin gittikçe arttığını belirtti.İhsanoğlu, şöyle devam etti:

’’1950’li yıllarda Asya’nın dünyanın toplam Gayrı Safi Milli Hasılası içerisindeki payı 16. 1999’da pazar odaklı ekonomik politikalar belirlendikten sonra bu oran yüzde 34’e çıktı. 2030 yılına kadar Asya’nın dünya ekonomisine katkısının yüzde 44 gibi bir orana çıkacağı öngörülemektedir.

Asya’nın çeşitli bölgelerinde fakirlik olduğunu biliyoruz. Son araştırmalar Asya’da global krize bağlı olarak fakirlik giderek artıyor. Ekonomik kriz gelişmekte olan ülkelerde yoksulluk sorununu daha da derinleştirdi. Dünyadaki fakirlik seviyelerinin azaltılması ve diğer sorunların azaltılması için önlemler alınmalı.’’

TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY kongrenin açılışında yaptığı konuşmasında “19. ve 20. yüzyıllarda Asya hammadde ve kaynak merkezi olarak algılanmış ve kullanılmıştır. Ancak, son yıllarda yaşanan hızlı ekonomik ve sosyolojik değişim, Asya’yı dünyada yeni dengelerin kurulabileceği bir stratejik alan haline getirmiştir. Çin başta olmak üzere çok sayıda ülke, dünya ekonomik dengelerini etkileyecek boyutta ilerleme kaydetmiştir. Nüfus, doğal kaynaklar, teknolojik gelişme gibi stratejik derinlik katan yüksek kazanımlar Asya’yı yeni yüzyılın yıldızı olarak baş döndürücü bir hızla yükseltmektedir.

Dünyadaki ekonomik güç denge merkezinin son 20 yıl içinde Batı’dan Doğu’ya doğru kaymaya başlaması, Asya’daki gelişmelere olan ilgiyi de doğal olarak artırmaktadır. Son dönemlerde Asya kıtası dünyada yükselen ekonomisinin yanı sıra siyasi alanda da ağırlığını hissettirmektedir. Dünyada hızla devam eden küreselleşme süreciyle birlikte bölgeselleşme süreci de gün geçtikçe yayılmaktadır. Çeşitli ülkeler başta ekonomik alanda olmak üzere farklı alanlarda birbirleriyle birlik kurma eğilimleri içerisine girmişlerdir“ dedi.

Çok kutuplu sistem yapılanırken ortaya çıkan kurum, kuruluş ve devletlerin yeni parametreleri dikkate alması gerektiğine değinen Şensoy bir ülkenin bölgesel veya uluslararası güç olabilmesi için yedi tane parametrenin olduğunu söyledikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü; "birincisi dış ticaret açığı vermemesi, ikincisi bütçe açığı vermemesi, üçüncüsü borçlanma oranının gayri safi milli hasılanın mümkünse % 25’ini geçmemesi, dördüncüsü yüksek askeri ve sivil teknolojik ürün gamına sahip olması, beşincisi barışçıl amaçlarla nükleer teknolojiye sahip olunması, altıncısı savunma sanayisinin kendisine yeterli olması ve mümkünse ülke dışına ihraç yapabilir olması, yedincisi ise gayri safi milli hasılanın dünya ekonomisine yakın bir durumda olması ve kendi halkına eşit dağıtılıyor olmasıdır. Bu nitelikleri taşıyan ülke için bölgesel ve uluslararası güç diyebiliriz."

TASAM Başkanı ŞENSOY sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye bu bölgeselleşme hareketlerinin tam ortasında bulunmaktadır. Batıda Avrupa ekonomik, kültürel ve siyasal anlamda bir bütünleşmeye giderken doğuda daha farklı içerikli bütünleşmelerden söz edilmeye başlanmıştır. Avrasya bölgesi enerji kaynakları, büyük pazar yapısı ve Türkiye’nin bölgedeki Türk Cumhuriyetleriyle arasındaki tarihi bağlar nedeniyle büyük önem arz etmektedir. Köklü medeniyetlerin beşiği ve zengin kültürel mirasa sahip olan Asya kıtasının da bir parçası olan Türkiye; Kafkaslar, Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleri başta olmak üzere bölgedeki ülkelerle yoğun ilişkileri sonucu Asya’daki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Çok boyutlu dış politika anlayışı içerisinde önceliklerini doğru sıralayan bir ülke’nin düşünce kuruluşu olarak Asya’ya olan ilgimiz ve bu alanda aldığımız insiyatifi güçlendirme çabamız artarak sürecektir.“

KAMU DİPLOMASİSİNDEN GELENEKSEL KALIPLARLA VERİM BEKLENEMEZ
Son 10 yılda kamu diplomasisi kavramının, bölgelerin, ülkelerin, uluslararası örgütlerin ilişkilerinin yönetiminde çok etkin bir rol aldığını belirten Başkan Şensoy Kamu diplomasisi araçlarının tarihin her döneminde önemli olduğunu dile getiren Şensoy, Sovyetler Birliğinin dağılması, tek kutuplu dönem ve 11 Eylül olaylarının ardından dünyada yeni güç dengelerinin oluştuğunu söyledi.

ABD’nin son dönemde yeni bir yapılanma içerisine girdiğini, ABD’nin kamu diplomasisi alanında öncü rolü oynadığını anlatan Şensoy, geleneksel kalıplarla, kontrolcü ve müdahaleci bir yaklaşımla kamu diplomasisinden verim beklenemeyeceğini ifade etti.

TÜRK DIŞ POLİTİKASI
Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Dr. Hakan Fidan da Asya, Orta Doğu ve Kafkaslar bölgesinde, bölgesel işbirliğinin yetersiz olduğunu söyledi.

Barış ve istikrar ortamına ihtiyaç duyulduğunu, bunun içinde bölgesel ihtilafların çözümü konusunda neler yapılabileceğinin tartışılması gerektiğini dile getiren Fidan, Türkiye’nin son yıllarda dış politikasındaki temel eksenin, ’’bölgesel ihtilafların çözümü ve arkasından da ekonomik gelişmeyi artıracak modellerin gelişmesi üzerine’’ şekillendiğini anlattı.

Katar Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed Abdullah Al-Rumayhi ise Körfez ülkelerinin iş birliğinin, Asya ekonomisinin geliştirilmesi noktasında büyük rol oynadığını söyledi.

Enerjinin, ekonominin içinde en etkili kullanılan kaynaklardan biri olduğunu dile getiren Al-Rumayhi, Körfez ülkelerinin Asya’ya büyük önem verdiğini, bu anlamda Asya’daki birçok örgüte üye olduğunu söyledi. Körfez ülkeleri olarak hem Asya hem de Arap ülkeleriyle işbirliği içerisinde olduklarını dile getiren Al-Rumayhi, Türkiye’nin de son dönemlerde Körfez ülkeleriyle ekonomik ilişkiler içerisinde olduğunu kaydetti.

Kongrenin açılışında CICA (Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı) İcra Direktörü Dulat Bakişev ve İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkan Yrd. Dr. Ali Aheni de birer konuşma yaptılar.


Kongrede, iki gün boyunca ’’Yeni Dengeler Asya Jeopolitiği ve Kurumsallaşma’’, ’’Bölgesel İşbirliği Örgütleri’’, ’’Bölgesel Ekonomik Örgütler’’, ’’Bölgesel Uzmanlık Kuruluşları ve Entegrasyon’’ gibi konularda uzmanlar tarafından sunumlar yapıldı

İKİLİ ÖZEL GÖRÜŞMELER

TASAM Başkanı Süleyman SENSOY Şanghay İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Bolat NURGALİEV, İKÖ Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeledddin İHSANOĞLU, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Dr. Ali AHANİ CICA Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Teşkilatı Genel Sekreteri Dulat BAKİŞEV, Asya Kalkınma Bankasından Srinivasa MADHUR, İslam Kalkınma Bankası Dr. Mohamed Ghazali NOOR, Karadeniz İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Büyükelçi Leonidas CHRYSANTHOUPOULOS, D8 Genel Sekreteri Dipo ALAM ve Irak Başbakanı Müsteşarı Dr. Faruk ABDULLAH ile çok yararlı ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.