Türkiye - Mısır Yuvarlak Masa Toplantısı - 1

TASAM ile Mısır Dış İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenmiştir.

TASAM Afrika Enstitüsü ve Mısır Dış İlişkiler Konseyi işbirliği ile İstanbul ve Kahire’de dönüşümlü olarak icra edilecek olan TürkiyeMısır Yuvarlak Masa Toplantılarının ilki, 7 Ekim 2010 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecektir.

Mısır tarafının yüksek düzeyli bir heyetle katılacağı ve önemli isimleri bir araya getirecek olan toplantıda, iki ülkeyi ilgilendiren güncel konuların yanı sıra “Orta Doğu’da Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi, Bölgenin Barış Sürecindeki Mevcut Konumu ve Gelecekteki Görünümü ile Afrika’nın Genel Durumu – Sudan“ konuları müzakere edilecektir. Türkiye ve Mısır’dan katılacak

konuşmacıların dışında çok sayıda uzman, akademisyen, gazeteci, iş dünyasının temsilcileri, bürokrat ve diplomatların toplantıya izleyici veya müzakereci olarak katılımı beklenmektedir.

Türkiye - Mısır Yuvarlak Masa Toplantısı



Konu Başlıkları:
- Orta Doğu’da Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi ve Bölgede Serbest Bir Nükleer Silah Alanı Oluşturulmasında Hedeflenen Mevcut Girişimler
- Orta Doğu’nun Barış Sürecindeki Mevcut Konumu ve Gelecekteki Görünümü
- Türkiye - Mısır İlişkileri
- Afrika’nın Genel Durumu ve Sudan


Türkiye Heyeti (TASLAK)
Süleyman ŞENSOY, TASAM Başkanı
E. Büyükelçi Murat BİLHAN, TASAM Başkan Yardımcısı
E. Büyükelçi Doç. Dr. Ali Engin OBA, TASAM Ankara Temsilcisi
Dr. Engin SELÇUK, TASAM Direktörü
Zuhal MANSFIELD, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye- Mısır İş Konseyi Başkanı
Dr. Ramazan ALTINOK- T.C. Başbakanlık E- Devlet Grup Başkanı

Mısır Heyeti
Büyükelçi Abderahman SALAHELDIN, Mısır Arap Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi
Büyükelçi Mohamed SHAKER, Mısır Dış İlişkiler Konseyi
Büyükelçi Abdel Raouf El RIDY, Mısır Dış İlişkiler Konseyi
Büyükelçi Amin SHALABY, Mısır Dış İlişkiler Konseyi
Büyükelçi Fathy El SHAZLY, Mısır Dış İlişkiler Konseyi
İşadamı Mohamed KASSEM

Yer: İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü
Tarih: 7 Ekim 2010
09:30 – 12:30 1. Oturum
12:30 – 13:30 Öğlen Yemeği
13:30 – 17:00
2. Oturum

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

Doğu; nüfuz ve müdahale etmeye çalışan Batı’ya karşı müdafaanın sınırları, özellikle sömürgecilik dönemi süresince ve Sanayi Devrimi sonrasında gerçekleştirilen etkiye karşı geliştirilen tepki olarak nitelenebildiği gibi, Batı’nın sınırlarını çizdiği (Edward Said’in ifade ettiği) “bağımlı ırkların” ...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.