8. Balkan İletişim Ağı Konferansı

Balkan İletişim Ağı ( Balkan Communication Network ); T.C. Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi öncülüğünde 9-10 Haziran 2005 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Kurucu Konferans tarafından oluşturulan, Balkan ülkelerinin önde gelen stratejik araştırma merkezleri ve düşünce kuruluşlarının iletişim ve işbirliği organizasyonudur. Söz konusu ülkeler arasında Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Makedonya, Moldova, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Karadağ, Türkiye ve Yunanistan yer almaktadır. Bugüne kadar Konferanslar sırasıyla 2005’de Ankara’da (Kurucu Konferans), 2006’da Sofya’da, 2007’de Bükreş’te, 2008 ile 2010’da Tekirdağ’da ve 2011’de Ohri’de, 2013’te Edirne’de gerçekleştirilmiştir. 2011’de Üsküp’te ve 2012’de Tiran’da olmak üzere ayrıca iki Troyka Toplantısı da gerçekleşmiştir.

“Balkanlar’da Ekonomi ve Güvenlik Entegrasyonu: Fırsatlar ve Tehditler“ teması ile 8. Balkan İletişim Ağı Konferansı, Balkan ülkelerindeki karar alıcıların etkin ve ön alıcı biçimde inisiyatif almaları için entelektüel ve stratejik bir tartışma ortamı oluşturmayı, karşılıklı potansiyellerin ve mevcut faaliyetlerin nasıl stratejik işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.

Ana Tema

Balkanlar’da Ekonomi ve Güvenlik Entegrasyonu: Fırsatlar ve Tehditler

Alt Temalar

Tarihî ve Stratejik Arka Plan Üzerinde Yeni Gelişmelerin Değerlendirilmesi

Güvenlik Kavramının İçerik Değiştirmesi ve Kazandığı Yeni Boyutlar

Ekonomik ve Kültürel Faaliyetlerin Güvenlik Açısından Önemi

Avrupa Birliği Süreçleri ve Balkanlar’ın Geleceği

Balkanlar açısından NATO’nun Önemi

Transatlantik ve Transpasifik Ekonomik İşbirliği ve Yatırım Ortaklıklarının Önemi

Teknoloji Paylaşımı, Akademik ve Kültürel İşbirliği

Sektörel, Finansal ve Stratejik Derinleşme

Diplomasi, Kültür, Turizm, Sanayi, Enerji, Savunma ve Güvenlik, Bankacılık Alanlarında İşbirliği

Sosyal, Ekonomik ve Politik Gelişmeler

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Çin’le geliştirmekte olduğu yakın ilişki, Batının yaptırımlarla köşeye kıstırdığı İran için şimdi önemli bir fırsat. Xi Jinping’in 2016 yılında İran’a önerdiği stratejik anlaşma geçen ayın son günlerinde imzalandığında, kapsamı hakkında tahminden öte bir şey bilinmiyordu. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...