7. Balkan İletişim Ağı Konferansı

Balkan İletişim Ağı ( Balkan Communication Network ); T.C. Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi öncülüğünde 9-10 Haziran 2005 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Kurucu Konferans tarafından oluşturulan, Balkan ülkelerinin önde gelen stratejik araştırma merkezleri ve düşünce kuruluşlarının iletişim ve işbirliği organizasyonudur. Söz konusu ülkeler arasında Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Makedonya, Moldova, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Karadağ, Türkiye ve Yunanistan yer almaktadır. Bugüne kadar Konferanslar sırasıyla 2005’de Ankara’da (Kurucu Konferans), 2006’da Sofya’da, 2007’de Bükreş’te, 2008 ile 2010’da Tekirdağ’da ve 2011’de Ohri’de, 2013’te Edirne’de gerçekleştirilmiştir. 2011’de Üsküp’te ve 2012’de Tiran’da olmak üzere ayrıca iki Troyka Toplantısı da gerçekleşmiştir.

30 Nisan 2010’da Tekirdağ’da gerçekleştirilen 5. Konferans’ta, Balkan İletişim Ağı’na Moldova, Karadağ ve Slovenya’dan ilk defa katılım sağlanmış ve üyelikleri onaylanmıştır. Özellikle Balkan İletişim Ağı’nın Bölge’de faaliyet gösteren düşünce kuruluşları arasında sıkı iş birliğine imkân sunan bir platform olarak kurulmuş olduğu teyit edilmiş ve Ağ’ın kuruluşundan itibaren yürüttüğü faaliyetler değerlendirilmiştir.

Bu vesileyle, Balkan iletişim Ağı, düşünce kuruluşları tarafından yürütülecek faaliyetler aracılığıyla Balkan ülkeleri ve halkları arasında karşılıklı güven ve anlayışın güçlendirilmesine katkıda bulunabilecek entelektüel bir zemin ve paralel diplomasi çerçevesi olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, düşünce kuruluşları arasında sağlanacak yakınlık ve sıkı iş birliği aracılığıyla karar alıcılar için alternatif yapıcı yaklaşımların oluşturulabileceği de vurgulanmıştır.

5. Konferans’ta; 2005 yılında Ankara’da gerçekleştirilen Kurucu Konferans’ın ruhuna ve kararlarına uygun şekilde; müteakip 6. Balkan İletişim Ağı Konferansının “Enerji, Güvenlik ve İnsani Kalkınma“ teması altında Ohrid-Makedonya’da yapılması kararlaştırılmış ve gerçekleştirilmiştir.

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.