The Office of Islamic Religious Community of Macedonia: A Study from the Socio-Legal Framework

Comment
The Office of Islamic Religious Community of Macedonia:
A Study from the Socio-Legal Framework

By Mesut Idriz & Muhamed Ali

Abstract
Regulatory bodies between the rulers and the ruled have always existed and probably the case will be the same in the future. In this context the religions as faith and the related institutions are referred. Present day Macedonia has been part of this venture, where all the faiths and ultimately religions have gone through certain recognized agencies of the state. Beginning with the Ottoman rule in the region followed by the aftermath of the Ottomans until the dissolution of the Communist rule of Yugoslavia, the religion of Islam in Macedonia and its followers have always been represented by a state organ. Since 1990s the institution that has played the catalyst role between the Government of Macedonia and the followers of the religion of Islam in the country has been distinguishably recognized to be the Islamic Religious Community. Therefore, this work is going to analytically describe the role of this institution as a synergy between the government of Macedonia and the believers of Islam as well as its relations with various other Muslim institutions. After having a brief illustration on the history of Muslim religious representative institution in Macedonia, the focus of the discussion will be on the core issues of the highest Muslim religious institution of the country namely the Islamic Religious Community. As a case study, it will deal with its active role presumably in protecting the rights of Muslims at all levels.
Keywords: Islamic Religious Community; Macedonia; Legal Status; the Ottoman Balkans,

The Office of Islamic Religious Community of Macedonia:
A Study from the Socio-Legal Framework

Introduction
State institutions and governmental agencies representing people of different religious beliefs as well as being instrumental in regulating norms between the believers and the state have and will continue to function in the future as a significant communal phenomena. Nevertheless, these kind of activities are found in the societies where those belong to the religion of Islam are either majority or minority in both the Western and the Eastern regions.
In order to support our claim, it is necessary to give few examples before focusing on the subject matter. In the Muslim majority countries or Islamic countries as generally referred, we may find governmental ministries particularly dealing and regulating the issues concerning the faith and practices of its Muslim subject like Saudi Arabia,[1] Gulf States,[2] Brunei,[3] Pakistan,[4] Indonesia,[5] Afghanistan[6] and others. On the other hand, there are certain types of institutions in charge of the above mentioned role which function under the office the Prime Minister as a state agency such the Presidency of Religious Affairs (Diyanet) in Turkey[7] and Jabatan Kemajuan Islam Malaysia (Department of Islamic Development Malaysia) in Malaysia.[8]
In other non-Muslim countries are also found governmental institutions or agencies handling Muslim affairs. For instance, since none of the religions and faiths are officially recognized by the People’s Republic of China both the General Office of State Council[9] and the Ministry of Ethnic Affairs[10] interchangeably oversee the issues related to Muslim minorities; the Ministry of Minority Affairs in India;[11] The Ministry of Buddhasasana and Religious Affairs in Sri Lanka;[12] and the Central Islamic Council of Thailand (CICOT)[13] and Chularatchamontri (Shaykh al-Islam), who is appointed by the King upon advice of the Prime Minister, has the authority to administer all Islamic affairs in the nation and to provide advice on Islamic affairs to government agencies in Thailand. As we are going to further elaborate in this paper, the fate in the Balkan or rather Southeast European countries is very much similar to the latter and not to the above former case.
This content is protected by Copyright under the Trademark Certificate. It may be partially quoted, provided that the source is cited, its link is given and the name and title of the editor/author (if any) is mentioned exactly the same. When these conditions are fulfilled, there is no need for additional permission. However, if the content is to be used entirely, it is absolutely necessary to obtain written permission from TASAM.

Areas

Continents ( 5 Fields )
Action
 Contents ( 411 ) Actiivities ( 173 )
Areas
Africa 66 136
Asia 75 211
Europe 13 29
Latin America & Carribean 12 30
North America 7 5
Regions ( 4 Fields )
Action
 Contents ( 167 ) Actiivities ( 45 )
Areas
Balkans 22 92
Middle East 19 56
Black Sea and Caucasus 2 15
Mediterranean 2 4
Identity Fields ( 2 Fields )
Action
 Contents ( 172 ) Actiivities ( 66 )
Areas
Islamic World 51 143
Turkish World 15 29
Turkey ( 1 Fields )
Action
 Contents ( 204 ) Actiivities ( 54 )
Areas
Turkey 54 204

Last Added

Mısır; Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinin en büyük silahlı kuvvetleri ve en kapsamlı ağır silah envanterine sahip ülkelerindendir. Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi liderliğinde Mısır, yerel ve bölgesel güvenlik tehditlerinin arttığına dair algının güçlendiği bir dönemde silahlı kuvvetlerin...;

Günümüz dünyasında işin yapılış biçimi büyük bir devrim geçirmektedir. İşgücüne dayalı önceki dönemlerden farklı olarak bu devrim, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) ve Yapay Zekâ (AI) gibi ileri teknolojiler tarafından yönetilmektedir. ;

İkinci Dünya Savaşı sonrası 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütünün temel amacı Batı Bloğunun ekonomik ve siyasal çıkarlarını Doğu Bloğuna karşı korumak olmuştur.;

Öncelikle; yazı dizisine başlarken süre aralığının bu denli açılacağını düşünmemiştim. Ancak elde olmayan sebeplerle üçüncü yazının bir miktar beklemesi gerekti.;

Öncelikle tüm katılımcılarımıza içtenlikle hoş geldiniz diyorum. Bu yıl pandemi nedeniyle 5 ayrı salonda büyük ölçüde çevrimiçi yapmak zorunda kaldığımız 6. İstanbul Güvenlik Konferansı ve alt etkinliklerinin, ülkelerimiz ve dünya için stratejik, tarihe iz bırakan sonuçlar üretmesini diliyorum.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı 2019’da sunulan tebliğler “Yeni Dünya Ekonomi ve Güvenlik Mimarisi“ adıyla e-kitap olarak yayımlandı.;

Geleceğin devletlerarası mücadele alanı olan teknoloji, Rusya Federasyonu politikalarında, ekonomide petrole ve doğal gaza bağlılığı kırmak, devlet araçlarını modernleştirerek vatandaşların hayat standartlarını yükseltmek, ulusal güvenliği sağlamak ve diğer devletlere olan bağımlılığı azaltmak için ...;

Bu yıl altıncısı düzenlenecek İstanbul Güvenlik Konferansı, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Kovid-19 Sonrası Geleceğin Güvenlik Kurumları ve Stratejik Dönüşüm; Asker, Polis, Jandarma, İstihbarat, Diplomasi ve Sosyo-ekonomi“ ana temasıyla 05-06 Kasım 2020 tarihinde yapıla...;

TASAM - Çin Çalışma Grubu Toplantısı - 1

  • 10 Mar 2020 - 10 Mar 2020
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Pakistan Yuvarlak Masa Toplantısı

  • 06 Feb 2020 - 06 Feb 2020
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Öncelikle, başta TASAM (Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) ve yöneticileri olmak üzere, bu gezinin gerçekleşmesi için emek ve kaynak harcamış olan tüm tüzel kuruluşlara ve özel insanlara teşekkürle başlamalıyım.