Normatif değerler ile stratejik çıkarlar arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerin her zaman ilgi çekici bir özelliği olagelmiştir. Ne var ki son yıllarda bu gerilim, büyük güç rekabeti, enerji dönüşümleri ve teknolojik üstünlük yarışının ivme kazanmasıyla birlikte giderek daha belirgin bir hal almaktadır.
Bu yuvarlak masa toplantısı, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimler ve yüksek yoğunluklu çatışmaların geri dönüşü bağlamında gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler, savunma harcamalarında ciddi bir artışa ve savunma sanayinin üretim kapasitesinde hızlı bir genişlemeye yol açmıştır.
Bu panel, değişen uluslararası sistem bağlamında NATO’nun geleceğini, Avrupa’nın ittifak içindeki rolünü ve transatlantik ilişkilerin dönüşümünü tartışmayı amaçlamıştır. Özellikle Avrupa’nın NATO içinde daha güçlü bir rol üstlenmesi, stratejik özerklik tartışmaları ve savunma sanayi kapasitesi öne çıkan başlıklar olmuştur.
Değerlendirme Notu
Etkinlik Adı: Futur immersif – Metaverse ve XR Atölyesi
Düzenleyen Kurum: Kaiser Agentur / Cyber Venture (Almanya) Bu atölye çalışması, savunma odaklı ileri teknoloji araştırmaları yürüten ve Almanya Federal Savunma Bakanlığı ile bağlantılı bir yapı tarafından organize edilmiştir.
École Militaire, Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı Paris, Fransa
Bu makale, 1925 yılında Türk devletinin tasavvufu ortadan kaldırmasının ardından tasavvufi liderlerinin yaşamlarını inceliyor. Tasavvufi şeyhlerin mesleklerini ve kariyer yollarını inceleyerek, tasavvufi üstatların öncelikle devlet işlerinde ve kurumlarında çalıştıklarını ve şeyhlerin manevi şarlatanlar ve asalaklar olarak resmi olarak kınanmalarına rağmen yeni ulus devlette nispeten yüksek bir sosyal statüye sahip olduklarını göstermektedir.
Münih güvenlik raporu yayınlandığı tarihlerde raporun bir özetini yapmış ama ne anlama geldiği ve ileriye dönük neler olabileceği bağlamında bir şerh düşmemiştim.
Bu yazıda Batı’nın ontolojik yorgunluğunu, yaşanan siyasi tıkanmayı, kurumsal aşınmayı ve derin çaresizlik duygusunu bahse konu rapor üzerinden analiz etmeye çalışacağım.
Bir gün yağmurlu ve kapalı, ertesi gün güneşli ve aydınlık bir iklim kuşağında, her türlü ürünün üretilebildiği bereketli topraklar üzerinde yaşıyoruz. Ama tarımdan sanayi ve hizmetlere hızla geçiş tercihi yaptıran politikalar, artan nüfus ve değişen yaşam standartları, işte bu bereketli topraklarda yüksek gıda enflasyonunun pençesinden bir türlü kurtulmamamız sonucunu doğuruyor.
Ekonomi, güvenlik ve iç politika konularının tümü Starmer hükümetini Brüksel'e doğru yönlendiriyor. Geçen hafta Donald Trump ve Sir Keir Starmer, ulusa hitaben büyük konuşmalar yaptılar.
İran altyapısının kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alınması, halkın rejimi içeriden zayıflatacak geniş çaplı ve örgütlü bir ayaklanmaya yönelmesini hedefleyen bir stratejinin parçası olarak değerlendirilebilir.
Anlama arzusu her zaman insanlığın ilerlemesini beslemiştir; bilimden teknolojiye, teknolojiden keşfe ve keşiften daha fazla bilime doğru bir ivme yaratmıştır. Bu durdurulamaz ileri hareket, kumu eritmemize, safsızlıklar eklememize, atomik hassasiyetle bilgisayar çiplerine dönüştürmemize, bu çiplerden enerji geçirmemize ve giderek daha güçlü yapay zekâ oluşturabilen sistemler kurmamıza yol açmıştır.
“Felsefe griyi griyle boyadığında, hayatın şekli yaşlanır ve bu griyle gençleşemez, ancak anlaşılabilir; Minerva'nın baykuşu kanatlarını ancak alacakaranlığın gelişiyle açar.”
— G.W.F. Hegel, Hukuk Felsefesi
Toplantı Raporu
Yer: 24-26 Mart 2026 École Militarie & Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı, Paris Defence and Strategy Forum
Panelistler: Charles Lichfield, Darshana Baruah, Vivek Chilukuri
Moderatör: Léonie Allard
Önde gelen Çinli-Amerikan ilişkileri uzmanı Diao Daming, savaşın bir güçlendirici değil, birleştirici unsur olduğunu ve her iki taraf için ne anlama geldiğini açıklıyor.
Bugünkü yazımda, Profesör Diao Daming'in devam eden İran savaşının 2026 ara seçimlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair analizine yer veriyorum. Diao, Renmin Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Okulu'nda Profesör ve Amerikan Çalışmaları Merkezi Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
Dünyada meydana gelen teknolojik gelişmeler ve sosyo-politik devrim her alanda etkisini göstermektedir. Bu çerçevede, uluslararası politika da bu gelişmenin etkisi altında kalmış bulunmaktadır.
Gördüğüm makalelerin çoğu yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisine, yani "kaç işin kaybedileceğine" odaklanıyor. Bugünkü bölümde ise daha derine inmek ve yapay zekanın sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkisine dair bir makale sunmak istiyorum.
ABD, Trump ile beraber 'stratejisi olmayan güç kullanımı' aşamasına girmiş durumda. Savruk ve bir o kadar kontrolden çıkmış bir yaklaşım izleniyor.
Kısa süre önce yayınladıkları ulusal güvenlik stratejisinde altını iftiharla çizdikleri "esnek realizm" ve "güç yoluyla caydırıcılık" gibi kavramların bugün esamesi bile okunmuyor. Ya da bu kavramların yanlış yorumlandığına şahit oluyoruz.
2023 sonundan itibaren Yemen merkezli Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep hattında ticaret gemilerine yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretinde ciddi aksamalara yol açmış; birçok gemi Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmiştir.
Amerikan medyası Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmadan İran savaşını bitirmeye hazır olduğunu yazmıştı.
Trump’ın sözcüsü Leawitt, ABD’nin hedeflerine ulaştığını, Rubio’da ‘şöyle ya da böyle Hürmüz bir gün açılacak” diyerek Trump kararının sinyallerini vermişlerdi.
ABD poker oynarken, İran satranç oynuyor. Hangi adımı, hangi aşamada, ne şekilde atacağını önceden belirlemiş durumda. ABD ise masaya daha büyük paralar koyarak hatta blöf yaparak rakibini korkutmaya çalışıyor.
Bu çalışma, demokratik kurumların kökenleri ve evrimi hakkındaki yerleşik görüşleri sorgulayan, küresel ve uzun süreli karşılaştırmalı bir yönetim analizi sunmaktadır. 31 siyasi birimden 40 vaka gözleminden elde edilen arkeolojik ve metinsel verilerden yararlanarak, iki temel boyutla tanımlanan kolektif otokratik bir eksen boyunca yönetimi değerlendirmek için nicel bir çerçeve geliştiriyoruz: güç yoğunlaşması ve vatandaş katılımı.
Açık olmak gerekirse, NATO'nun "fabrika ayarlarına dönmesi" otomatik olarak ABD'nin büyük stratejisinin başarısını garanti etmeyecektir, ancak Trump 2.0'ın küresel güç oyununun bir parçası olarak bu bağlamda anlaşılmalıdır.
Açık olmak gerekirse, NATO'nun "fabrika ayarlarına dönmesi" otomatik olarak ABD'nin büyük stratejisinin başarısını garanti etmeyecektir, ancak Trump 2.0'ın küresel güç oyununun bir parçası olarak bu bağlamda anlaşılmalıdır.
İran ile ABD-İsrail arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş ilk ayını doldururken, savaşın
geldiği aşama ve olası müteakip seyri ile ilgili genel bir değerlendirme yapmak istiyoruz.
Sovyet Devrimi’nin teorisyenlerinden Troçki, devam eden Birinci Dünya Savaşı’na uzak
durmak fikrini savunanlara; “Siz savaşta olmayabilirsiniz ama savaş sizinle ilgili olabilir.”
demişti.
Kuantum rekabeti, laboratuvar atılımlarından altyapı yönetimine doğru kayıyor. ABD, Çin ve Avrupa'nın farklı kuantum devlet yönetimi modelleri izlemesiyle, kuantum teknolojileri rekabet eden ekosistemler arasında parçalanabilir.
Devasa uçak gemileri ve gelişmiş savaş uçakları hâlâ üstünlük sembolü mü, yoksa yüksek maliyetli ve savunmasız hedeflere mi dönüştüler? Ucuz bir dron, milyar dolarlık bir savunma sisteminin "gözünü kör edebiliyorsa", gücün gerçek oranı nerededir?